2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesine özetle; müvekkilinin davalıdan iki adet çelik dövme röleli ürün satın aldığını, müvekkili şirketin davalı şirketten satın almış olduğu ürünler nedeniyle ...Gübre San. A.Ş.’ye şartnameye uygun şekilde ürünleri teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ürünlerin 08.02.2019 tarihinde ... adına Kırıkkale MKE'den kaba dövme yapılmış halde geldiğini, ürünlerin ayıplı olduğunun tespiti amacıyla İskenderun Teknik Üniversitesinden rölelerle ilgili bu hususta rapor aldırıldığını, davalı şirkete de İskenderu.... Noterliğinin 02.07.2019 Tarih,...e 14.10.2019 Tarih,... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile dava konusuna istinaden ihtarnameler çekildiğini, davalı şirketin, Müvekkili Şirkete İzmir.... Noterliğinin 10.07.2019 Tarih,... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini, Ürünlerin ayıplı olduğu davalı şirkete bildirilmesine ve ürünlerde gözle görülemeyecek derecede ayıplar olması nedeniyle davalı şirket tarafından zararların karşılanacağı Müvekkil Şirkete bildirilmesine rağmen, davalı şirketten daha sonra olumlu bir dönüş yapılmadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, İskenderun Teknik Üniversitesinden alınan rapora istinaden şimdilik 1 adet röleye istinaden 100.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmakla yapılan açık yargılama sonunda;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ihbar yükümülüğüne uyulmaması sebebi ile süresinde açılmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya 03.01.2029 tarihili sipariş formuna istinaden 156.055 TL bedelli ve 31.01.2019 tarihli fatura ile 4140 MKE dövme çelik satıldığını, bu ürünlerin Makine Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından düzenlenen 06.02.2019 tarihli sevk irsaliyesi ile davacıya teslim edildiğini, ürünlerin 06.02.209 da teslim edilmesine rağmen müvekkili şirkete İskenderun...Noterliğinin 02.07.2019 tarihli ihtarnamesi ile ayıplı ürün ihbarında bulunduğunu, ve Bornova...Noterliğinin 10.07.2029 tarihli cevabi ihtarname ile reddedildiğini, müvekkili şirketin üretici değil tedarikçi olduğunu, üretimden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığını, malların ayıpsız olarak davacıya MKE tarafından teslim edildiğini, ürünlerde bir çatlak meydana gelse bile bunun davacının hatalı kullanımından kaynaklandığını, ayıbın sonradana çıksa bile derhal bildirilmesi yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, tacir konumundaki davacının bu yükümlülüğe aykırı davrandığını, bu nedenlerle davanın öncelikle Makine Kimya Endüstrisi Kurumuna ihbarına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan Makine Kimya Kurumu vekili sunduğu cevap dilekçesinde, davaya konu uyuşmazlığın ...Metal San. Ve Tic. Ltd. Şti ‘nin talebi üzerine Müvekkili Kurum Ağır Silah ve Çelik Fabrikası Müdürlüğü arasında mevcut çelik malzeme temininden kaynaklandığını, Müvekkili Kurum Fabrikasının, dövme mamul üretimlerini...standart toleranslarında gerçekleştirdiğini ve bunun alıcı firmaya açıkça beyan edildiğini, Dövme malzemeye işleme toleransları gereği yapılması gereken kabuk soyma işlemi eksik yapıldığı takdirde... San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının gördüğünü iddia ettiği gibi kat oluşumları gözlenebileceğini, Bu durumun, dövme mamul üretiminden kaynaklanan bir hata değil, eksik talaşlı imalat işlemesinden kaynaklandığını, ancak bu işlemin, müvekkili Kurum Fabrikası işlemi olmayıp buna ilişkin olarak kendilerinin garanti şartı da bulunmadığını, bu hususların sipariş teklifi ve sonrasındaki işlemlerde de açıkça belirtildiğini, ayrıca malzemede kullanım hatasından kaynaklanan problemler de bulunduğunu, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydı ile tacirler arasındaki ticari satışlarda TTK 23/c maddesi ile düzenlenen “Malın ayıplı olduğu, teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.” hükmüne aykırı olarak dava konusu edildiğini, anılan hüküm ile de açık olduğu üzere; alıcının, müvekkili Kuruma kanunda öngörülen hak düşürücü sure içinde böyle bir ayıp bildiriminde bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş sahibi davacının alacak istemine ilişkindir.
Eldeki dava öncelikle mahkememizinbbb Esasına kaydedilmiş ve 05/04/2022 tarihinde davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve istinaf incelemesi yapan İzmir BAM.....D....Karar sayılı ilamı ile" Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı ilamı) Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu seçimlik haklar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. Ayrıca iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Somut olayda, davacı iş sahibi dava dilekçesinde bu seçimlik haklardan sözleşmeden dönme seçeneğini kullanmıştır. Sözleşmeden dönülebilmesi için yapılan işin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması ya da aynı ölçüde sözleşme şartlarına aykırı bulunması gerekir.
İlk derece Mahkemesi tarafından yargılama aşamasında alınan 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ile 02.02.2022 tarihli heyet bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden ve 02.02.2022 tarihli heyet bilirkişi raporunun hangi nedenlerle hükme esas alındığının hukuki gerekçelerinin hükümde tartışılmadığından "davacının ayıbın farkında olduğu ve tacirler arasındaki ayıp ihbar süresine de uymadığından malı ayıplı hali ile kabul ettiği" sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf istem yerinde görülmüştür.
Bu durumda Mahkemece yapılması gereken; dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni bir uzman bilirkişi heyetinden davaya konu imal edilen eserin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise sebebi (üretimden kaynaklanan, kullanım hatası vb.), ayıbın gizli veya açık ayıp olmadığı, eserdeki ayıbın iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olup olmadığı ya da aynı ölçüde sözleşme şartlarına aykırı bulunup bulunmadığı hususlarında denetime ve hüküm kurmaya elverişli şekilde rapor alınıp; ayıp varsa ayıbın niteliğine göre (açık ayıp-gizli ayıp) eser sözleşmesi kapsamında davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulmuş ise, eserdeki ayıbın sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmayı gerektirip gerektirmediği, gerektirmiyorsa hangi seçimlik hakkın kullanılması gerektiğinin mahkemece belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir." gerekçe göstererek mahkememizce verilen kararı kaldırmıştır. KALDIRMA İLAMI ÖNCESİ -Bilirkişiden alınan 06/08/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere; Keşif sırasında yapılan kontroller ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, Dava konusu role, iç yapısında mikro çatlaklar ve aşırı yoğun gerilmeler olmasından dolayı gizli ayıplıdır. Ürünün iç yapısında oluşan çatlaklar üretim hatasından kaynaklanmaktadır. Ürünün kırılmasında davacının hatalı kullanımı bulunmamaktadır. Ayıp, ürün iç yapısında bulunan çatlaklar sebebiyle kullanıma bağlı olarak zamanla ortaya çıkmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. -Bilirkişi heyetinden alınan 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyaya sunulan bilgiler ışığında aksi ispat edilinceye kadar, takdiri Sayın Mahkemenin olmak üzere;
1.Ürünün ayıplı olduğunun teknik açıdan imalatının her aşamasında baştan bilinmekte olduğu,
2.Ürünün ayıplı olduğu imalatın her aşamasında baştan bilinmekle birlikte imalata devam edilmiş olması ürünün açık ayıplı olduğunu gösterdiği,
3.Ayıbın kök sebebi, uygun boyutlarda ve mertebelerde dövme işlemi uygulanmamış taslakla imalatın gerçekleştirilmeye devam edilmesine bağlı üretim hatası olduğu,
4.Davalı, davacı ve üretici taraflar üründe teknik beklentilerin karşılanmamasıyla sonuçlanabilecek kusurların oluşabildiğini ve/veya zamanla oluşabileceğinin, uygulanan tekniğin bilinen hususları gereği farkında oldukları,
5.Teknik bilirkişilik kapsamında olmayan sözleşmeler vb. süreçlere dair hukuki sorumluluk değerlendirmesi dışında, dava konusu ürünlerin hasarlı hale gelmesinde, davacı davalı ve üretici teknik açıdan eşit derecede kusurlu olduğu, Yönündeki müşterek görüş ve kanaatimiz, keyfiyet, nihai takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere bilgilerinize saygıyla sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. KALDIRMA İLAMI SONRASI
Bilirkişi heyetinden alınan 17/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Tarafımıza bilirkişi incelemesinde bulunmak üzere tevdi edilmiş olan...E. Sayılı dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgeler ile UYAP Bilirkişi Portalında bulunan bilgiler, taraf vekillerinin beyan ve itirazları, dosya içeriğindeki bilirkişi ve Uzman Raporlarının incelenmesi neticesinde;
1.DAVALI... Metal San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından DAVACI Firma için ürettirilen eserin (RÖLE) ayıplı olduğu,
2.AYIBIN Eserin (RÖLE) yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere ÜRETİM KAYNAKLI OLDUĞU,
3.Ayıbın Davacı tarafından basit bir gözlemle anlaşılabilmesinin mümkün olmadığı ve GİZLİ AYIP olarak nitelenebileceği,
4.Eserdeki (Röledeki) ayıbın iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıp olduğu, üretilen rölenin yukarıdaki resimlerde görüldüğü üzere işleyiş esnasında KIRILMIŞ OLDUĞU,
5.Sözleşme ve İmalat Tekniği usullerine aykırı eser imal edilmiş olduğu, Yönündeki görüşlerimizi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederiz şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Tüm bu nedenler ile, mahkememizce verilen ilk kararın kaldırılması sonucu, İzmir BAM.... H.D. ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda öncelikle çelişkiyi giderecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup sunulan heyet raporuna göre esere konu üründe gizli ayıbın bulunduğu ve ayıbın üretimden kaynaklandığı ayrıca TBK' nun 475/1. Maddesine göre eserin işsahibinin/davacının kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı bulunduğu bu hali ile davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği, ancak iş sahibi/davacının ayıp nedeniyle kendisine TBK' nun 475. Maddesinde tanınan seçimlik hakları kullanabilmesi için süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunması gerektiği, kaldırma ilamında da açıkça belirtildiği üzere ayıp ihbarının her türlü delil ile ispatının mümkün olduğu eldeki uyuşmazlıkta, davacı şirket çalışanlarının davalı şirket temsilcisi ile görüşme yaptıklarını belirttiğinden ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kanaatine varılarak ıslah dilekçesi ile talep edilen bedele açıkça itiraz edilmediğinden davanın kabulüne, kabul edilen bedele davacının davalıdan ödenen bedelin iadesini talep ettiği İskenderun... Noterliği' nin... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ tarihinden bir gün sonra başlamak üzere taraflar tüzel kişi tacir olduğundan avans faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın KABULÜ İLE; 167.500,00 TL' nin davalından 25/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, -03/01/2019 tarihli sipariş formu başlıklı belgede yer alan 2 adet emtiadan bir tanesinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2.Alınması gereken 11.441,92 TL karar ve ilam harcının yatan 2.860,48 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 8.581,44 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3.Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.860,48 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı, 1.372,00 TL posta ve diğer giderler ile 11.040,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 15.326,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6.6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı ile ihbar olunan vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)