2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2025/720 E. , 2025/2476 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 07.06.2023
İlk derece mahkemesince sanığın, iş yeri dokunulmazlığın ihlâli, hırsızlık suçlarından mahkûmiyetine, kamu malına zarar verme suçundan beraatine karar verildiği, sanık müdafii ile sanığın iş yeri dokunulmazlığın ihlâli, hırsızlık suçlarından mahkûmiyet hükümlerini istinaf etmesi akabinde bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, bu hükümlerin sanık ile müdafii tarafından temyizi üzerine ek karar ile işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden temyiz istemlerinin reddine karar verildiği, bu ek kararı sanığın temyiz ettiği; dosya Yargıtay'a gönderildikten sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2023 tarihli eksikliğin giderilmesi talebi akabinde anılan suçlardan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.02.2023 tarihli iş yeri dokunulmazlığın ihlâli, hırsızlık suçlarından kurulan istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlarını temyiz ederken, kamu malına zarar verme suçundan da hüküm kurulmuşcasına kamu malına zarar verme suçu yönünden de temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek, anılan temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede;
Katılan sıfatını alabilecek surette anılan suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen Milli Eğitim Bakanlığı’nın kovuşturma aşamasından haberdar edilmediği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2023 tarihli eksikliğin giderilmesi talebi akabinde gerekçeli karar tebliği sonrası, temyiz talebini içeren dilekçeyi gönderdiği anlaşılmakla suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi ve fıkrası uyarınca yasa yoluna başvuru hakkı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; I) İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden temyiz istemlerinine reddine dair 07.06.2023 tarihli ek karara ilişkin sanığın temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK’nın 296/2. maddesine göre temyiz isteminin reddine dair kararlarda temyiz süresinin yedi gün olduğu, sanığın yokluğunda verilip 09.06.2023 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilen kararı 7 günlük yasal süre de geçtikten sonra 24.07.2023 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın süresinde olmayan temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin kamu malına zarar verme suçu yönünden temyiz istemi hususunda yapılan incelemede,
Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kamu malına zarar verme suçundan hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında; ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığından, suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin konusu bulunmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin yollaması ile 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
III) Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmedilen istinaf başvurularının esastan reddi kararına yönelik temyiz istemi hususunda yapılan incelemede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
IV) Hırsızlık suçundan kurulan istinaf başvurularının esastan reddi kararına yönelik olarak sanık, sanık müdafii ile suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde,
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında anılan suçtan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "lehe kanun maddelerinin uygulanması ve atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine" yönelik olduğu, sanık müdafiinin temyiz isteminin cezanın haksız, yersiz ve çok ağır olduğuna, haksız ceza tayin edildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin "kendilerine katılma olanağı tanınması ve katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" dair olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık, sanık müdafii ile suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dava dosyasının "Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Adana Bölge Mahkemesi 8. Ceza Dairesine" gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.