1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2025/636 E. , 2025/5185 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Bozma sonrası sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'na karşı kasten yaralama suçundan açılan kamu davası hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de bu suçlarla ilgili olarak dava zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanıklar ..., ... ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin sadece sanıklar ..., ... ve ... ile sınırlı olarak yapıldığı anlaşıldığından, diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükümler temyiz incelemesi dışında bırakılmıştır. Sanıklar ... ve ...'ın, haklarında mağdur ... ...'ye karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı temyiz ettikleri belirlenmiştir.
Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı; sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a karşı; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...'ye karşı kasten yaralama suçundan bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden; karar tarihi itibarıyla 7499 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinin yürürlükte olduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme uyarınca sanıklar hakkındaki hükümlerin daha önce Yargıtay tarafından temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden kanun yolunun temyiz olduğu ancak sanıklar hakkında hükmolunan netice cezaların tür ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan bozma üzerine verilen hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2014/12 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcıları (aleyhe) tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/18136 Esas, 2020/2393 Karar sayılı ilâmı ile mağdur ...'un aşamalarda sanıklar ..., ... ve ...'nin kendisine taş ve sopa ile saldırdıklarına dair beyanıyla uyumlu adli raporu uyarınca, sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olduğu halde, sanıklar ..., ... ve ...'nin atılı suçtan mahkumiyetleri yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Çınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2020/291 Esas, 2024/548 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdur ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 12 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında öncelikle atılı suçlardan beraatlerine, kabul edilmemesi halinde zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte teşdiden ceza tayininin ve 5237 sayılı Kanun'un 86/3-e maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanıklar lehine haksız tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Olay günü Diyarbakır İli Çınar İlçesi ... Köyü ... mevkiinde ... ailesine ait olduğu iddia edilen köpeğin ... ailesinin bahçesine girmesi nedeniyle çıkan ve ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilemeyen tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında iki ailenin karşılıklı birbirlerine taş ve sopalar ile saldırdıkları, mağdur ...'un sanıklar ..., ... ve ...'nin kendisine taş ve sopa ile saldırmaları neticesinde hayati fonksiyonlarını hafif derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı, ...'in de ...'un elindeki sopa ile sağ ve sol koluna vurması sonucu basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, sanıkların eylemlerine uyan suç için yasada öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddeleri gereğince 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü ve temyiz inceleme tarihi itibarıyla olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlerine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, eylemlerine uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek teşdiden belirlendiği, atılı suçu silahtan sayılan taş ve sopa ile işleyen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/3-e maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.İki aile arasında yaşanan karşılıklı kavga olayında; ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği hususunun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edilememesi nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ...
hakkında mağdur ...'e karşı; sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a karşı; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...'ye karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden
Sanıklar hakkında bozma üzerine hükmolunan netice cezaların tür ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ...
ve ... hakkında mağdur ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan verilen hükümler yönünden
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklandığı üzere sanıklar lehine asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle Çınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2020/291 Esas, 2024/548 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.06.2025 tarihinde karar verildi.