Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/463
Karar No
K. 2025/449
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/463 Esas
KARAR NO: 2025/449
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/08/2024
KARAR TARİHİ: 01/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete ait ticari kayıtlar incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, davalının müvekkili şirket nezdinde herhangi bir borcunun olmadığı yönündeki itirazının gerçeği yansıtmadığını, haksız itirazın iptalinin gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında mevcut olan Seçme ve Yerleştirme Hizmet Sözleşmesi uyarınca müşteri firmanın "..." alanındaki çeşitli pozisyonlarda ihtiyaç duyduğu uygun ve doğru kişilerin bulunmasına aracılık etmesi hususunda hizmet ilişkisi mevcut olup taraflar arasında süregelen bu ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirket üzerine düşen tüm yükümlülüklerinin belirlenen zamanlarda ve eksiksiz olarak yerine getirmiş ise de davalı tarafça işbu ticari ilişki kapsamında faturalardan doğan cari hesap alacağına istinaden bakiye 61.620,38-TL'lik borcun ödenmediğini, tarafların ticari defterlerinde de yer alan bu alacak kayıtlarının her iki şirket kayıtlarıyla da sabit bulunduğunu, ticari defterlerin tacirler arasındaki hukuki ihtilaflarda en önemli delil ve ispat aracı olduğunu, bu kapsamda davalı borçlunun müvekkili şirkete takip tarihi itibarıyla 61.620,38 -TL tutarında ana para borcunun bulunduğunu, işbu alacaklarının tahsiline yönelik olarak davalı borçlu şirket aleyhine ...

5.İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takip dosyasından borçlu şirkete tebliğ edilen ödeme emri üzerine ise davalı borçlu şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini ve bu kapsamda takibin durduğunu, hal böyle iken de haksız, mesnetsiz ve kötü niyetle yapılan itirazın bertaraf edilmesi için işbu huzurdaki itirazın iptali davasını açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali amacıyla dava açılabilmesi için gerekli olan arabulucuya başvuru dava şartının sağlandığını, ancak davalı taraf arabuluculuk toplantısına katılım sağlanmadığından sürecin müzakere edilemeden anlaşamama olarak sonuçlandığını bildirerek davanın kabulü ile, davalının ...

22.İcra Dairesi'nin ...E. sayılı. sayılı dosyası sayılıı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin aynı şartlar altında, ödeme emrinde belirtilen faiz türü ve tutarlar üzerinden devamına, davalının itirazı, likit alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olarak tamamen kötüniyetli yapılmış olmakla, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak bir cevap sunmadıkları, duruşmalara da katılmadıkları anlaşılmıştır.

Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 16.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Tarafımdan yapılan inceleme sonucunda; a. Davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı Sayın Mahkemenin takdirinde olup icra takibine konu asıl alacak miktarının 40.178,79-TL olduğu, b. Davacının icra inkâr tazminatı talebinin takdirinin Yüce mahkemeye ait olduğu, Görüş ve kanaatlerimi saygı ile arz ederim. Sayın mahkemeniz tarafından mezkûr dosyada resen bilirkişi seçilmem üzere tarafıma tevdi edilen dosya incelenmiş olup, davacının iddia ettiği alacağının dava dosyasına sunulan evrakların tetkikinden yukarıda hesaplanan toplam sonuçlar tespit edilmiş olup huzurdaki davada, Davacı adına tahakkuk etmiş bir alacak veyahutta davalı adına tahakkuk etmiş bir borcun bulunup bulunmadığı hakkında takdir yetkisi yüce mahkemenindir." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ...

5.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 40.178,79 TL asıl alacak, 21.441,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.620,38 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında ticari ilişki bulunduğunun, ticari ilişki kapsamında davaya ve takibe konu faturalar nedeniyle alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinin ekinde sözleşmenin suretinin sunulduğu, sözleşmede konusunun çeşitli pozisyonlarda istihdam etmek üzere davalının ihtiyaç duyduğu uygun ve doğru kişilerin bulunmasına aracılık etme olarak düzenlendiği, davaya ve icra takibine konu faturalar yönünden hizmetin verilip verilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinin belirtildiği ve gerekli ihtarın yapıldığı ön inceleme duruşma zaptının duruşmada hazır bulunmayan davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça inceleme gününde ticari defterlerin sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, davacı tarafça ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği, 16.03.2025 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davaya konu davacı tarafından davalıya düzenlenen 27/04/2021 tarihli 34.278,79 TL bedelli ve 31/05/2021 tarihli 5.900 TL bedelli faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davaya konu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça ihtara rağmen defterler sunulmadığından 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturalara konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, hizmetin verilmediğine veya ödeme yapıldığına ilişkin aksi savunma ve iddianın davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, sözleşmenin 4.6 maddesinde fatura bedellerinin fatura tarihini takip eden 8 gün içerisinde ödeneceğinin, bu sürede ödeme yapılmaması halinde davacının gecikme faizi talep edebileceğinin düzenlendiği, alınan raporda işlemiş faiz hesabı yapılmamış ise de yukarıda belirtilen sözleşme maddesi kapsamında takip tarihine kadar talep edilebilecek faiz miktarının mahkememizce hesaplanıldığı, davacının 21.847,22 TL faiz talep edebileceği talep edilen faiz miktarının uygun olduğu, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından ...

5.İcra Dairesi 'nin...Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın kabulü ile ... 5. İcra Dairesi 'nin ...Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,

2.Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.209,29 TL karar harcından peşin olarak alınan 1.052,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.156,96 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının 1.052,33 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,

6.Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.072,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7.Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

8.Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 01/07/2025

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog