1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2025/2730 E. , 2025/5308 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Hakaret suçu yönünden;
Sanık hakkında hakaret suçundan bozma üzerine ve miktarı itibariyle kesin nitelikte olup temyiz edilemez olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2014 tarihli ve 2009/... Esas, 2014/69 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 13.10.2016 tarihli ve 2016/838 Esas, 2016/547 Karar sayılı ilâmı ile özetle; İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun karar yerinde tartışılmaması, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2017 tarihli ve 2016/478 Esas, 2017/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 15.05.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3.İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2023/... Esas, 2024/314 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 07.05.2022 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; cezanın usulsüz olduğuna, zamanaşımı süresinin dolduğuna, adil yargılanma ilkesine aykırı davranıldığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Suç tarihinin 13.11.2008 olduğu, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kararının 15.05.2017 tarihinde kesinleştiği, sanık tarafından ikinci suçun 07.05.2022 tarihinde işlendiği işlendiği görülmekle dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Hakaret Suçu Yönünden
Hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin karar tarihi itibariyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kasten Yaralama Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2023/853 Esas, 2024/314 Karar sayılı kararında sanık tarfından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.06.2025 tarihinde karar verildi.