35. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/905 - 2025/1234 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/04/2025
NUMARASI : 2024/1291 Esas 2025/453 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 10/10/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.10.2021 günü, saat 11.45 sularında davacı ... yönetimindeki ... plakalı otomobil ile Malıköy istikametinden Temelli istikametine doğru seyir halinde iken ASKİ'nin su borularını döşemek için yolu bozmasından kaynaklı olarak yolun üst kısmına girmesi sebebiyle karşı yönden gelen araca çarpmamak için yolu ortalayarak hızlı gelen davalı ...'ın kullandığı ... plakalı kamyonun sağ ön kısmına çarptığını, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın alkollü olarak araç kullanması nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini ve tam kusurlu olduğunu, ayrıca davalı ...'ın kullandığı kamyonun haddinden fazla yüklü olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkiline ait ... plakalı aracın ağır derecede hasarlanarak pert olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin ve diğer sorumlulara karşı her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin meydana gelen kaza nedeniyle uğramış olduğu pert bedeli yönünden şimdilik 1.000,00 TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk son tutanağı sunulmadığından ve davalı sigorta şirketine başvuru değer kaybı tazminatı talebi yönünden yapılmasına rağmen davanın pert bedeli yönünden açılması nedeniyle davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yanca, müvekkili sürücü ...'ın alkollü olduğu iddia edilmiş ise de, bu hususu ispat edecek herhangi bir delil sunamadığını, çünkü bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, kaza sonrasında ağır yaralanan müvekkilinin de Ankara Şehir Hastanesi'ne kaldırıldığını ve hastane evraklarından alkollü olmadığının açıkça tespit edildiğini, müvekkilinin sevk ve idaresindeki kamyonetin haddinden fazla yük taşıdığı iddiasının da asılsız olduğunu, şayet böyle bir durum olsaydı kazadan sonra olay yerine intikal eden kolluk güçlerinin bunu tutanak altına alacağını, davacı sürücü ...'ın, Karayolları Trafik Kanunu'nun m.84. ve m.52/1.a kurallarını ihlal ettiğinden, kazada asli kusurlu olduğunu, davacı yanın kendi ihlal ettiği trafik kurallarını, davalı müvekkili ihlal etmiş gibi sunmasının maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye yönelik olduğunu, davacı tarafın kusursuzluk iddiasının doğru olmadığını, müvekkillerinin dava konusu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, davacı sürücü ...'ın tam ve asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının 04.10.2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza sonucu ... plakalı aracın hasara uğradığını, müvekkili sigorta şirketinde sigortalı olan ... plakalı aracın 29.06.2021 – 29.06.2022 vadeli, 34999986 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine istinaden şimdilik 1.000,00-TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiğini, bu taleplerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili şirkete gerekli belgelerle usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın HMK 115. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, aksi halde, her halükarda hasar bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumlulukların sigortalının kusuru oranında, genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, dava konusu kaza bakımından müvekkili sigorta şirketi eksperi tarafından, başvurana ait araçta değişmesi gerekli olan parçaların orijinalleri ile değiştirilmesinin takdir edilmesi üzerine tedarikçi firma aracılığıyla piyasa koşullarına göre oldukça uygun bir iskonto oranı üzerinden parça tedariklerinin sağlandığını ve bedellerinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, araçta meydana gelen hasar sonucunda değişmesi gerekli olan parçaların orijinal parça ile değişiminin sağlanması nedeniyle bakiye hasar miktarına hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden davacının faiz taleplerinin ve türünün de yersiz olduğunu, uygulanabilecek faizin avans faizi değil, yasal faiz olduğunu ileri sürerek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda; kaldırma kararı gereğince ceza mahkemesi kararı ile diğer dosyalardaki tüm kusur raporları da değerlendirilerek Ankara ATK Genişletilmiş Kurul'dan alınan kusur raporuna göre, davacının tam kusurlu olduğu anlaşıldığından, “Davanın REDDİNE” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ceza dosyası kesinleşmeden karar verildiğini, kaldırmanın gereğinin yerine getirilmediğini, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda,
HMK'nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan pert bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden: 04/10/2021 tarihli trafik kazasında davacının kullandığı araçla, davalıların işleten, sürücü ve ZMM sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucunda davacı-sürücü ...’ın aracının hasar gördüğü anlaşılmıştır.
Haksız fiil nedeniyle tazminat davasında kusur durumunun doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Her ne kadar ceza dosyasında tespit edilen kusur durumu TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlamaz ise de, ceza dosyasında tespit edilen kazanın oluş şekline yönelik olarak maddi vaka hukuk hakimi bağlar. Bu açıdan ceza dosyasındaki deliller de değerlendirilerek, ceza dosyasında kesinleşmiş maddi vaka çerçevesinde kusur durumu belirlenmelidir.
Olayla ilgili Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2023/451 E. ve 2023/729K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, "sanık(davacı) ...’ın …olay günü sanık ve müştekinin kullandıkları araçlar ile çift yönlü yolda seyir halindeyken çarpışmaları sonucunda meydana gelen kaza sonucunda müştekinin hayati tehlike geçirecek nitelikte ve 4. derece nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, alınan bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazada sanık ve müştekinin aynı oranda asli kusurlu olduklarının bildirildiği, böylelikle sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan TCK'nın 89/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, meydana gelen kazada mağdurun yaralanmasının boyutu ve iki nitelikli halin oluşması dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasına karar verilmiş, sanığın eylemi sonucunda mağdurun vücudunda kemik kırığı oluşup hayati tehlike geçirmesi nedeniyle cezasında TCK'nın 89/2-b-e maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılmasına karar verilmiş, basit yargılama usulünün uygulanmış olması ve itirazın sanık tarafından yapılmış olması nedeniyle CMK'nın 251/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına …" gerekçesi ile sanık/davacı ...’ın davalı-müşteki ...’ı taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın Ankara BAM 26. CD tarafından 20/05/2025 gün ve 2024/70 E. 2025/1168 K. sayılı ilamıyla sanık ve katılanın istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilerek, kararın kesinleştiği görülmüştür.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 25/03/3025 tarihli Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporunda ceza mahkemesi kararındaki "sanık ve müştekinin aynı oranda asli kusurlu oldukları" yönündeki tespitin değerlendirilmediği, bu haliyle raporun karar vermeye elverişli olmadığı, mahkemece de TBK’nın 74. maddesi kapsamında ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin ceza mahkemesinin kesinleşen kararındaki olayın oluş şekline ilişkin maddi vakıa tespitinin davaya etkisi ve hukuk mahkemesini bağlayacak bir maddi olgunun gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi kapsamında (2. kez) kaldırılmasına, ceza dosyasının kesinleşmesi de nazara alınarak, gerekirse ceza dosyası getirtilip bu dosya kapsamındaki deliller değerlendirilip yeniden kusur yönünden (özellikle ceza dosyası kapsamı ile aynı kazaya ilişkin diğer mahkemelerdeki tüm kusur raporlarının değerlendirildiği) İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak, kusur durumu netleştirilip sonucuna göre davacının tazminat talepleri konusunda bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 29/04/2025 tarihli, 2024/1291 Esas - 2025/453 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kaldırma nedenine göre davacının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4.İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.