Aramaya Dön

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/165
Karar No
K. 2025/667
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/165 Esas
KARAR NO: 2025/667
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/03/2025
KARAR TARİHİ: 08/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olan ... plakalı aracın seyir halindeyken hareket halinde olan ... plakalı aracın müvekkiline ait olan araca 07.04.2023 tarihinde çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracına çarpan ... plakalı aracın kaza tarihi itibarı ile davalı şirket tarafından sigorta edildiğini, müvekkiline ait araçta kaza nedeniyle maddi hasarın yanı sıra değer kaybı de meydana geldiğini, tutulan kaza tutanağında ... Plakalı aracın tam kusurlu olarak görüldüğünü, müvekkiline herhangi bir kusurun izafe edilmediğini, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararından bilirkişi raporunun alındığını, alınan bilirkişi raporunda 20.000,00TL değer kaybı zararı belirlendiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti 2024.E... dosyasında ıslah yapmayı beklenmeden 100 TL için karar verildiğini ve bu 100,00 TL'nin ödendiğini ancak 19.900TL bakiye zarar halen ödenmediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, 19.900,00 TL'nin arabuluculuk son tutanağının düzenleme tarihi olan 22/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kesinleşen mahkeme ilamına rağmen araç hasarı talebine ilişkin yeniden husumet yöneltmesi usulen mümkün olmadığını, yöneltilen tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, araç hasar talebi için davacının müvekkili şirkete başvurduğunu ve müvekkili şirket tarafından davacıya toplam 32.782,09-TL araç hasarı ödemesi yapıldığını, aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE

Dava; davacının bakiye değer kaybı alacağının bulunup bulunmadığı var ise davalıdan tahsili ile davalının kesin hüküm itirazlarının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.

Davacı dava dilekçesinde; ... plakalı aracın, müvekkiline ait olan ... plakalı araca 07.04.2023 tarihinde çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracına çarpan ... plakalı aracın kaza tarihi itibarı ile davalı şirket tarafından sigorta edildiğini, müvekkiline ait araçta kaza nedeniyle maddi hasarın yanı sıra değer kaybı de meydana geldiğini, Hakem Heyetinin 2024.E... dosyasında ıslah yapmayı beklenmeden 100 TL için karar verildiğini ve bu 100,00 TL'nin ödendiğini ancak 19.900 TL bakiye zarar halen ödenmediğini beyan etmiş davanın kabulünü talep etmiştir.

Davalı davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafın kesinleşen mahkeme ilamına rağmen araç hasarı talebine ilişkin yeniden husumet yöneltmesi usulen mümkün olmadığını, yöneltilen tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, araç hasar talebi için davacının müvekkili şirkete başvurduğunu ve müvekkili şirket tarafından davacıya toplam 32.782,09-TL araç hasarı ödemesi yapıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememizce Sigorta Tahkim komisyonuna müzekkere yazılarak dosyanın eksiksiz biçimde tüm ekleri ile gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, sigorta tahkim komisyonu dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelenmiştir.

Yapılan incelemede; davacının 07/04/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracında oluşan değer kaybının tahsili istemi ile davalı aleyhine sigorta tahkim komisyonu nezdinde talepte bulunduğu, sigorta tahkim komisyonunun 27/03/2024 Tarih 2024.E... Sayılı dosyası kapsamında davacının zararının tespiti için bilirkişi incelemesi yapıldığı ve davacının talebinin taleple bağlı kalınarak 100,00-TL üzerinden kabulüne karar verildiği görülmüştür. İlgili karar içeriğinden davacının fazlaya ilşikin hakları saklı tutarak 100,00-TL üzerinden talepte bulunduğu ve ilgili dosya kapsamında sunulmuş bir ıslah dilekçesi bulunduğuna dair bir bilgiye de rastlanmadığı görülmüştür. Sigorta Tahkem Heyeti kararına karşı davalı tarafça itiraz edilmiş ve itiraz hakem heyetince yapıla değerlendirme ile; itirazın reddine karar verildiği görülmüş ve karar içeriğinde bilirkişi raporunda değer kaybının 20.000-TL olarak belirlendiği ve davalının bilirkişi raporunda değer kaybının fahiş olarak belirlendiği yönündeki itirazının yerinde olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İlgili bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde; "Sigorta Tahkim Komisyonunca 27.03.2024 tarih ve 2024.E... numaralı başvuruda tarafımdan bahse konu kazada değer kaybı tutarının tespit edilmesi ara kararla talep edilmiştir.

27.03.2024 tarihinde sayın hakem huzuruna sunulan dosya muhteviyatında mevcut belge ve bilgiler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda başvurana ait ... plakalı araçtaki hasarlı olarak onarım gören arka kısımlarındaki parçalarının değer kaybına etki edecek parçalar olması sebebi ile 2. El piyasadaki reel değer kaybı tutarının 20.000,00 TL, EK-1 Değer Kaybı Tazminatı Hesaplaması formülüne göre de 10.236,00 TL olacağı tespit edilmiş olup takdiri Sayın Hakemliğinizde olmak üzere sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.

Mahkememizce davaya konu kazaya ilişkin sigorta tahkim komisyonu nezdinde alınan raporun hükme elverişli olduğu ve huzurdaki davanın da ek niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden usul ekonomisi gereği rapor alınmamıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )

Eldeki dava açılmadan önce davacı tarafından değer kaybı bedelinin tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava şeklinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuru kapsamında tahkim yargılaması sonrası itiraz hakem heyeti kararı içeriğinden bilirkişi raporunda değer kaybının 20.000-TL olarak belirlendiği ve davalının bilirkişi raporunda değer kaybının fahiş olarak belirlendiği yönündeki itirazının yerinde olmadığına kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla, hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Yine, alacağın bir kısmı için dava açılabilir. Bir başka ifade ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması koşulu ile de ek dava açılması olanaklıdır. Ek dava ise, asıl dava kesinleştikten sonra ya da zamanaşımını kesmek gibi amaçlarla asıl dava kesinleşmeden önce açılabilmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi uyarınca Hakim, Türk hukukunu re'sen uygular. Bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak Yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.

İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının davası kısmi dava tutarını aşan miktar için açılan ek dava mahiyetinde olup, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu belirten Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının eldeki ek dava için kesin hüküm sonucu doğurmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Nitekim emsal mahiyetteki İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/1052 E., 2024/319 K. Sayılı kararında da " İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının davası kısmi dava tutarını aşan miktar için ( belirsiz alacak davası şeklinde ) açılan ek dava mahiyetinde olup, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu belirten Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının eldeki ek dava için kesin hüküm sonucu doğurması mümkün değildir. Kısmi davada hüküm altına alınmayan hasar bedeli yönünden davacının ek dava açılması mümkün olup kısmi dava hükümündeki hakem kararının ek dava yönünden kesin hüküm sonucu doğuracağı yönündeki hukuki kabulde isabet bulunmamaktadır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davalının kesin hüküm itirazına itibar edilmemiş, gerek itiraz hakem heyetince kesin olarak verilen kararda bilirkişi tarafından belirlenen 20.000-TL değer kaybının fahiş olduğuna dair davalı itirazının yerinde bulunmadığı gerekse hazırlanan raporun hükme elverişli olduğuna ve bilirkişi raporunda tespit edilen reel değer kaybının gerçek zararın tespitine elverişli olduğundan hükme esas alınması gerektiğine mahkememizce de kanaat getirilmiş olması nedenleriyle, sigorta tahkim dosyasında hükmedilen 100,00-TL nin düşümü ile davacının 19.900-TL bakiye değer kaybı alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve faiz başlangıcı yönünden taleple de bağlı kalınarak davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.) Davanın KABULÜ ile; bakiye 19.900-TL değer kaybı bedelinin 22/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.359,37 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 743,97‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.

3.) Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 19.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5.) Davacı tarafça yapılan 127,50 TL müzekkere ve tebligat gideri ile 702,9‬0 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı ) olmak üzere toplam 830,4‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,

7.) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025 Katip ... Hakim ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog