Esas No
E. 2023/6742
Karar No
K. 2025/6673
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

12. Ceza Dairesi

E. 2023/6742 K. 2025/6673 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6742, K. 2025/6673, T. 23.09.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6742
Karar No
2025/6673
Karar Tarihi
23.09.2025
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

12. Ceza Dairesi         2023/6742 E.  ,  2025/6673 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/608 E., 2019/267 K.
SUÇLAR: Mala zarar verme, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı

etkilemeye teşebbüs

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma, ret

Sanıklar hakkında Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine kurulan mala zarar verme suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edildiği, Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1.Yargı Görevi Yapanı, Bilirkişiyi Veya Tanığı Etkilemeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;

Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu gerek Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 tarihli ve 65–69, 22.10.2002 tarihli ve 234–366, 04.07.2006 tarihli ve 127–180, 03.05.2011 tarihli ve 155–80, 21.02.2012 tarihli ve 279–55, 15.04.2014 tarihli ve 599-190, 28.03.2017 tarihli ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 tarihli ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında; sanığa atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle müşteki ...’ın sanıklara yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan davaya katılmasına karar verilmiş olması hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, müşteki ...’ın yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,

2.Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;

Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 152. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun gerçekleşme tarihi olan 28.01.2013'den itibaren, 5237 sayılı Kanunun 67/4 maddesinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, yapılan inceleme tarihinden önce 28.01.2025 tarihinde gerçekleştiği, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 5237 sayılı Kanun) 152. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun gerçekleşme tarihi olan 28.01.2013'den itibaren, 5237 sayılı Kanunu 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu 5237 sayılı Kanun 1412 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 tarihli ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında; sanığa atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle müşteki ...’ın sanıklara yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan davaya katılmasına karar verilmiş olması hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, müşteki ...’ın yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunu 5271 sayılı Kanun K5320 md.8/1 K5237 md.223/8 K206 md.8 K5237 md.152 K5237 md.67/4 K1412 md.321 K1412 md.317
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog