7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/93 Esas - 2025/821
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
3.... -(T.C.No. ....
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.05.2024 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ... plakalı araç içeresinde yolcu olarak bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını, davalıların müvekkilinin maddi ve manevi zararlarından sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL tedavi gideri ve muhtemel bakıcı ücretleri, 1.000 TL çalışma gücünün azalması, 1.000 TL ekonomik geleceğinin sarsılması olmak üzer toplam 3.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usuli itirazların yanı sıra, esasa ilişkin olarak; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının gerçekten ne derecede malul olduğunun tespiti için tedavi sürecinden 2-3 yıl sonra adli tıp tarafından gerçekleştirilecek bir heyet raporuna ihtiyaç duyulduğunu, davacının manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini savunmuş davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaate olması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde sorumlu olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranının tespiti için dosyanın Adli tıp Kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderleri taleplerinin teminat dışı olduğunu, tedavi giderleri taleplerinden ... sorumlu olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, zenginleşme aracı olmadığını, davacının meydana gelen trafik kazasında müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını savunmuş davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı ...'a usulüne uygun şekilde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine karşın, davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
2.Hasar dosyası.
3.... müzekkere cevabı.
4.Davacıya ait tedavi evrakları.
5..... Esas sayılı dosyasının uyap evrakları. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; 18/05/2024 tarihli trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile açılmış tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 10/07/2025 tarihli dilekçesi ile; davalı ... Şirketi ile sulh olduklarını, davalılar ... ve ... ile müvekkili davacının birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Davacı vekili 24/11/2025 tarihli duruşmadaki beyanında; taraflar ile anlaştıklarını, davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı vekili ... vekili 21/07/2025 tarihli dilekçesi ile, davacı tarafından feragat dilekçesi sunulması halinde müvekkili adına yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Feragat; davacı tarafın talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat, davayı sona erdiren tek taraflı bir işlem olup, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Davacı, davayı açtıktan sonra davadan feragat ettiğini bildirmiş olup, vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin olduğu anlaşıldığından, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, tarafların beyanı ve sulh protokolü doğrultusunda yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinden olan arabuluculuk ücretinin sulh protokolü uyarınca davacıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1.Davanın feragat nedeniyle reddine,
2.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu 22. madde gereğince; alınması gereken (1/3) 205,13 -TL harcın, peşin alınan 615,40-TL harçtan düşümü ile arta kalan 410,27-TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3.Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Taraf vekillerinin beyanları uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca ....bütçesinden karşılanan 3.200,00- TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair,
Davacı vekilinin yüzüne, davalıların yokluğunda, karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde.... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 24/11/2025 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)