6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı tarafından, müvekkili firma aleyhine ...
7.İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine konu çekin, müvekkili firma tarafından, dava dışı ... Şirketi'ne satmış olduğu mala karşılık, yine dava dışı firma tarafından keşide edilen 78.057,00-TL bedelli, 28/02/2023 keşide tarihli, ...Bankası ... Şubesine ait çeke ilişkin olup, davalının bu çeke ilişkin müvekkili firmadan herhangi bir hak ve alacak talep etmesinin mümkün olmadığını, söz konusu çekin, müvekkilinin alacağına karşılık olmak üzere ...Şirketi tarafından, müvekkili emrine keşide edilmiş olup, çekin keşidecisi olan ... Şti. Tarafından, müvekkile teslim edilmek üzere 09.11.2022 tarihinde ... A.Ş. ... Şubesi'nden kargoya verildiğini, ancak müvekkili şirket yetkilisi, kargo posetini açtıgında içinde çek olmadığını öğrendiğini, kargo poşetlemesinin yapıştırma alanı dışında bir alandan kesildiğini ve sonra da yapıştırıcıyla yapıştırıldığını fark ettiğini, çekin kargo aşamasında çalındığını, nitekim müvekkili şirket yetkilisinin kargo poşetinin yapıştırma alanı dışındaki alanından kesilerek açıldıgını fark etmesi üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığına... soruşturma sayılı dosyası) taraflarınca şikayette bulunulduğunu, çekin üçüncü şahısların eline geçmesi ve çekin karşılığını bankadan tahsil etmeye çalışılmasının önüne geçilmesi amacıyla ise ...
14.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında çek iptal davası açıldığını, söz konusu çek davalı firma tarafından icra takbine konu edilmeden önce, müvekkili firma ... A.Ş'nin kaşesi taklit edilerek ve sahte imza atılarak bankaya ibraz edildiğini, ibraz esnasında ..
14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ödeme yasağı kararından ötürü ödeme yapılmadığını, müvekkilinizin herhangi bir borcu bulunmadığını, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile; İİK'nun 72. maddesi uyarınca; müvekkilin, ...
7.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespiti ile takip dayanağı olan çekin müvekkiline istirdadını, İİK 72/2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca kötüniyetli davalı aleyhinde icra takip miktarının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle: Huzurdaki dava menfi tespit ve istirdat davası olup bir tespit davası olduğunu, davacı iş bu tespit davasını açmakla hukuki yararı olduğunu ispat etmekle mükellef olduğunu, davacılar huzurdaki davaya konu çekin yetkili yasal son meşru hamili olan müvekkile karşı iş bu davayı ikame etmiş olup; davanın ikamesindeki hukuki menfaatini kanıtlar hiçbir belge veya delil ibraz edememiştir. davacının işbu davada hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, kaldı ki, davacı tarafından mezkur dava ile çekin istirdatı talep edilmişse de, dava konusu çek tarafımızca icra takibi başlatılırken İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'ne teslim edilmiş olup çek aslı müdürlük kasasında muhafaza edilmekte olduğunu, izah edilen nedenle; huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.avacı tarafın tedbir taleplerine açıkça itiraz ettiklerini izah olunan nedenlerle; 31/07/2024 tarihinde davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin verilen ara karardan rücu edilmesini talep ettiklerini zira davacı tarafından icra dosyasına yapılmış herhangi bir borç ödemesi bulunmadığını, henüz yapılmamış bir ödeme hakkında tedbir kararı verilmesi hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, müvekkil davaya konu çeki usul ve yasaya uygun şekilde ciro yoluyla iktisap etmiş olup iyi niyetli son meşru hamil olduğunu, müvekkil tarafından faktorıng kanun ve yönetmeliği gereği dava konusu çeke ilişkin alacağın usul ve yasaya uygun olarak faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu ve fatura tavsik edilerek devralındığını, bu hususu kanıtlar belgeler cevap dilekçe ekinde de sunulduğunu, davalı müvekkilin faturanın ve çekin iktisabında gerekli dikkat ve özeni göstermediği iddialarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının davalı müvekkil faktorıng şirketi hakkındaki asılsız ithamlarına karşı şikayet ve dava hakkımızın saklı olduğunu beyan ettiklerini, müvekkil şirketin faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik’in “istihbarat çalışması”na işaret ettiği maddeleri gereği üzerine düşen istihbarat yükümlülüğünü yerine getirdiği sabit olduğunu, müvekkilin iyi niyetli son meşru hamil sıfatıyla işbu çeki icra takibine konu etmesinde hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, dava konusu çekin davacı şirketin ticari defterlerinde işlenip işlenmediği hususu belli olmayıp davacının tüm iddiaları soyut ve ispattan yoksun olduğunu, davaya konu çekin kaybolduğu veya çalındığı iddialarının iyi niyetli müvekkile karşı ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, davaya konu çekin ; ptt kargo ve kurye gönderileri hakkında yönetmelik ' in m. 39 kapsamında yasaklı maddelerden sayıldığı göz önüne alındığında dahi huzurdaki davanın reddi gerektiğini, çekin kargo veya kurye marifetiyle taşınması ilgili yönetmelik gereği yasak olup; çekin kargo firması tarafından kaybolduğu veya çalındığı iddialarının müvekkile karşı ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, ödemeden men yasağı kararı verilen davada müvekkil taraf olmadığını, bu nedenle iyi niyetli meşru hamil olan müvekkili bağlayan bir tedbir kararı bulunmadığını, müvekkil çeki ciro yolu ile iktisap etmiş iyi niyetli meşru hamil olduğunu, dolayısıyla davacı keşideci imzası ile karşılaştırılmaya elverişli imza örneklerinin taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığını, davacının işbu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, davacının iddiaları soyut ve ispattan yoksun olduğundan ve davacı ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispat şartını sağlayamadığından, tedbir talebinde hukuki yarar olmadığının kabulü ile usul ve yasaya aykırı olarak öne sürdüğü tedbir talebinin reddi ile mahkemeniz 31/07/2024 tarihli ara kararı ile verilen tedbir kararından rücu edilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddine, huzurdaki dava kötü niyetle ikame edildiğinden davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekilinin belirttiği, ...
33.Noterliği'nin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı imza sirküsü, ...
46.Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı imza sirküsü, ...
45.Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaraslı araç satış sözleşmesi, ...Bankası ...Şubesi nezdinde bulunan çek hesabı ve bu hesaba bağlı olarak yapılan işlemler, davalı vekilinin belirttiği Faktoring Sözleşmesi, alacak bildirim formu, çek suretleri, çek tevdi bordrosu, tavsik olunan fatura, ...
7.İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası delil olarak değerlendirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olup, uyuşmazlığın davacının ...
7.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olup olmadığı, icra takibine konu çekte davacı adına atılı imzanın davacıya ait olup olmadığı, davalı faktoring şirketinin 6361 sayılı kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, istihbari çalışmayı gerektiği gibi yapıp yapmadığı, davacının çekin istirdatı ve İİK 72/2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin yerinde olup olmadığından ibaret olduğu anlaşılmıştır. 23/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda" İnceleme konusu çekteki birinci ciranta imza ile ...’e ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görülmektedir. Bunun yanı sıra istif, işleklik, doğrultu, baskı derecesi ve kalem yürütme alışkanlıkları yönünden grafolojik farklılıklar bulunmaktadır. İnceleme konusu belgedeki kaşe görüntüsü ile mukayese kaşe görüntüsü arasında yapılan karşılaştırmada, renk, içerik ve yazı ve rakamlarım yerleşimi açısından farklılıklar görülmektedir. Sonuç: ...
6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... esas sayılı istemi ile gönderilen dosya ile ilgili olarak bilirkişi seçilmekle lup, beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; İnceleme konusu çekteki birinci ciranta imza ile ...’e ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar. görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgedeki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’in eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu belgedeki kaşe görüntüsü ile mukayese kaşe görüntüsü arasında yapılan karşılaştırmada, renk, içerik ve yazı ve rakamlarım yerleşimi açısından farklılıklar görülmesi nedeni ile inceleme konusu belgedeki kaşe görüntüsünün mukayese olarak gönderilen kaşeye ait olmadığı” görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE ....
7.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısının... A.Ş., takip borçlularının ise ...Ltd Şti, ...Şti, ...Şti ve davacı...AŞ olduğu, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 22.05.2023 tarihinde başlatılan icra takibinde, toplam alacak tutarının 87.770,82 TL olduğu ve takip dayanağının 28/02/2023 günlü ... Seri No lu 78.057,00 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır. Tarafların uyuşmazlık noktaları,...Bankası ... Şubesine ait, ... Seri No lu, 28/02/2023 keşide tarihli,78.057,00 TL bedelli çekte lehtar olarak davacıya atfen atılı bulunan imzanın davacı şirketin yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı, davacının tazminat talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü imza itirazı ve dolayısıyla sahteciliğe ilişkin itiraz mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait, ... Seri No lu, 28/02/2023 keşide tarihli, 78.057,00 TL bedelli çekte lehtar olarak davacıya atfen atılı bulunan imzanın davacı şirketin yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı konusunda çek aslı üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 23/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda cirodaki imzanın o tarihte davacı şirket yetkilisi olan ...'in eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna davalı vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarına dosya kapsamı ile de örtüşmemesi HMK'nun 30. Maddesi ve bilirkişi raporunun denetime açık olması da dikkate alınarak itibar edilmemiştir.
Dava konusu edilen kambiyo senedi niteliğindeki çekin arka sayfasındaki ciro niteliğindeki imzanın davacı şirketin yetkili temsilcilerinin eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davacının davalının başlattığı ... 7. İcra Dairesi'nin .. esas sayılı icra takip dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılarak bu yönde hüküm tesis edilmiştir.
Çekin istirdadı istemi yönünden ise uygulanması gereken TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiş olup anılı kanunî düzenleme ile iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır.
Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalacaktır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; faktoring şirketi, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez. Anılı Kanun'un 9/3 maddesinde; "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmüne yer verilmiş olup Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 maddesinde; "Kuruluş tarafından ... gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi..." gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda davalı faktoring şirketi olup ibraz edilen sözleşme, fatura ve çekte görünüş itibariyle şüphe uyandıracak bir eksiklik bulunmadığından ek bir araştırma yapma yükümlülüğünden söz edilemeyeceği, nitekim Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde faktoring şirketine "gerekmesi halinde" istihbari araştırma yükümlülüğünün getirilmiş olduğu, somut olayda 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/3. maddesine göre; davalının çeki yasal mevzuata uygun olarak iktisap ettiği, meşru hamil olduğu, kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu gösterir ispata elverişli delil bulunmadığından davacının çekin istirdatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın tazminat talebinin yönünden İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca davanın kabulü yanında davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Davacı şirket ile davalı şirket arasında dava konusu çekte arada başka cirantaların olması dikkate alındığında davacıya atfen atılı bulunan imzanın sahte olduğunu davalı taraf çeki iktisab ettiğinde bilebilecek durumda değildir. Dosya kapsamında davalının kötüniyetli olduğuna dair bir belge veya delil de bulunmamaktadır. Bu nedenlerle de davacı tarafın tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Davalının tazminat talebi yönünden ise İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekmektedir. Davanın kabulüne karar verilmiş olması davalının tazminat talebinin İİK'nın 72/4. Maddesi'ndeki koşullar oluşmadığından talebin reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1.Davanın kabulü ile davacının davalıya ... 7. İcra dairesinin ... E sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine,
2.Davacının çekin istirdatı talebinin reddine,
3.Davacının tazminat talebinin reddine,
4.Davalı tarafın tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
5.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 683,1 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 255,5 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,2 TL'nin davalıdan alanarak davacıya verilmesine,
8.Davacı tarafından yapılan 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 3.890,54 TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 9.390,54 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9.HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
10.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)