Aramaya Dön

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/223
Karar No
K. 2025/921
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/223 Esas
KARAR NO: 2025/921
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2025
KARAR TARİHİ: 19/12/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında davalıya ait malların taşıma hizmetinin görülmesi amacıyla ticari ilişki kurulduğunu, müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirildiğini, bu hizmet neticesinde gerekli faturalar davalı tarafa tebliğ edildiğini ve itirazda bulunulmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkide bir cari hesap düzeni de mevcut olup müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarına göre, davalı şirketten 109.011,67 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafa yapılan tüm yazılı ihtarlara ve cari hesap mutabakatına rağmen davalı taraf borcunu ödemediğinden davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’ nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamı ve alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu ve delillerini sunması gerektiğini, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığını, sunulan delillerin hangi iddiayı desteklediği açık bir şekilde dile getirilmediğini, davacının hizmeti verdiğini ispat etmesi gerektiğini, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi durumunda karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olması alacak hakkı doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmayacağını, davacının müvekkili şirket ile arasındaki e-posta trafiğinde bir borçtan söz ediyor olması, bu borcun ikrar edildiği anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafın talep ettiği faiz fahiş olduğunu ve faiz oranı hatalı olduğunu, huzurdaki davada icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartlar oluşmadığını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddini ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan faturalar kapsamında cari alacağın tahsili amacıyla 109.011,67 TL asıl alacak, üzerinden başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.

İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu, bu hali ile davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.

Yargılama esnasında tarafların karşılıklı tacir olmaları sebebi ile öncelikle defterlerinin incelenmesi gerektiğinden mahkememizin ön inceleme celsesinde taraflara usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2024- 2025 yıllarına ait ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın mahkememize herhangi bir ticari defter, belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile 1 mali müşavir bilirkişisi ve 1 taşımacılık alanında uzman bilirkişisinden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle;

Davacı şirkete ait 2024 Yılı defterlerin TTK 64/3 kapsamında e-defter uygulaması ile tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı ve beratlarının alındığı, envanter defterinin zamanında tasdik ettirildiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu birbiri ile uyumlu olduğu ve doğruladığı, bu nedenlerle davacı şirketin, 2024 takvim yılına ait kanuni defterlerinin;

HMK'nun 222/2 maddesi hükümlerine göre delil teşkil ettiği tespit edilmiştir. Davacı ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacının davalıdan ödeme emri tarihinde, 109.011,67.-TL cari hesap alacağının olduğu tespit edilmiştir.

17.06.2025 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının Davalı ... ŞTİ. Vekili Av. ...'nun (...-...-...) UETS adresine tebliğ edildiği, tebligatın 22.06.2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı şirket ticari defterlerinin dosyaya sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, bu nedenlerle davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacı şirket tarafından, davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların; “Taşıma bedeli” içerikli e-temel faturalar olduğu, ilgili temel faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı e- fatura sistemi üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği,

Bilindiği üzere; e- temel faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturanın TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi gerektiği ancak vakıada bu durumun gerçekleşmediği ve takip konusu faturanın ve fatura içeriği hizmetin kesinleştiği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 07.04.2025 tarih, ... sayılı yazısında ekli davalı şirkete ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; 2024 yılında davalı şirketin davacı şirketten 34 belge karşılığı KDV hariç 273.815,24.-TL mal/hizmet faturası aldığı,

Cari hesap bilgileri, dosyaya sunulan belge ve delillerle birlikte, mail yazışmaları da bir bütün olarak incelendiğinde; Davacı Taşıyıcının “fatura konusu edimlerin yerine getirdiği; uyuşmazlığın hizmete yönelik olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın verilen hizmetler karşılığında ödemeye yönelik olduğu kanaatine ulaşılmaktadır. Şeklinde hazırlanan rapor mahkememize ibraz edilmiştir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).

Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).

Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. ... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından düzenlenmiş olan tüm faturaların davalı tarafından vergi dairesine usulüne uygun şekilde bildirildiği görülmüş olup bu hali ile ispat yükünün davalının üzerine geçmiş olduğu anlaşılmış olup davalının aksini ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan fatura bedeli miktarınca alacağı olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 109.011,67 TL 'nin %20'si oranında olan 21.802,33 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1.Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına,

2.Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 109.011,67 TL 'nin %20'si oranında olan 21.802,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Alınması gerekli olan 7.446,59-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.316,59-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.130,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 2.106,99-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 150,00-TL, bilirkişi ücreti: 12.000,00-TL olmak üzere toplam: 14.256,99-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7.Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog