Esas No
E. 2014/18999
Karar No
K. 2015/9589
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2014/18999 E.  ,  2015/9589 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: ... Kurulu'nun 15.03.1980 tarih, 11829 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu belirlenen ve... Koruma Kurulu'nun 05.02.1992 tarih, 3415 sayılı kararıyla koruma grubu (2.) olarak belirlenen ... ili, ... ilçesi,... mahallesi, 679 ada, 5 sayılı parselde yer alan tescilli binanın 1 numaralı bağımsız bölümü olan zemin kattaki dükkanın, sanık ... tarafından 07.08.2007 tarihinde satın alındığı ve 01.12.2011 tarihinden itibaren kiracı olan sanık ... tarafından kırtasiye dükkanı olarak kullanıldığı, ... Koruma Bölge Kurulu görevlilerince 04.05.2012 tarihinde yapılan denetimde, izinsiz tadilatlar yapılarak dükkanın modern bir görünüme dönüştürüldüğünün, mevcut halinin 02.05.1992 tarihli rölevesinden farklı olduğunun, pencere doğrama ve sisteminin özgün olmayan pvc malzeme ile değiştirildiğinin ve görsel bütünlüğü olumsuz etkiler nitelikte elemanların monte edildiğinin tespit edildiği, bu tespitler üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu'nun 28.08.2012 tarih, 670 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, davaya konu dükkanın maliki ve kullanıcısı olan sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar yapılan yargılama neticesinde, 11.10.2013 tarih ve 28792 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun gereğince, sit alanı ilanına veya koruma kararına ilişkin kararların ilgililerine tebliğ edilmesinin zorunlu hale getirildiği, olayda ise tebliğin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek, sanıkların beraatine karar verilmiş ise de; tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun, 11.10.2013 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının veya koruma kararının tapu kaydına şerh verilmesinin, koruma kararının ilgililerince bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, olayımızda ise davaya konu yerin tek yapı ölçeğindeki kültür varlığı olduğu, ancak koruma kararının 11.10.2013 tarihinden önce, 15.03.1980 tarihinde kabul edildiği, taşınmazın tapu kaydına yapının korunması gerekli kültür varlığı olduğuna dair şerhin 06.06.2012 tarihinde verildiği, ancak sanıkların verdikleri tüm ifadelerinde yapının korunması gerekli bir kültür varlığı olduğunu bilmediklerine dair savunmalarının olmaması karşısında, davaya konu yerin korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğunun sanıklar tarafından bilindiğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece sanıklar hakkında kurulan beraat gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla,

Üzerinde müdahale gerçekleştirilen taşınmazların 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında tescilli kültür varlığı olması nedeniyle taşınmazlarda izinsiz ya da izin kapsamı dışında yapılan her türlü inşai faaliyetin suç oluşturacağı, bu bakımdan müdahalenin binaların içinde ya da dışında gerçekleştirilmesinin önem arz etmediği, bu kapsamda tescile esas bilgi ve belgeler getirtilerek, izinsiz yapılan tadilatların yapıların tescil edilmesine neden olan kriterlere uygun olup olmadığının, yapılara ait orjinal dokuya uyum sağlayıp sağlamadığının, tescilli kültür varlıklarında zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi gerektiği,

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, öncelikle davaya konu dükkanda sanat tarihçi ve inşaat mühendisi ile keşif icra edilerek, yapılan izinsiz uygulamaların nelerden ibaret olduğunun ve izinsiz uygulamalarda kullanılan malzemelerdeki eskime durumu nazara alınarak yapım tarihlerinin tespit edilmesi, böylece belirlenecek suç tarihinde davaya konu tescilli yapıyı kullanan sorumlunun tespit edilip sonucuna göre haklarında dava açılan sanıkların hukuki durumunun tayin edilmesi, izinsiz uygulamaların nelerden ibaret olduğu, kimler tarafından ve ne zaman yapıldıklarının tespitinin ardından, uygulamaların tescilli kültür varlığının bütünü ve dolayısıyla orjinal dokusu ile uyumlu olup olmadığının, niteliğinin ve yapıda zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi, taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün belirlenmesi durumunda sorumluluğu tespit edilen sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1.cümlesi uyarınca cezalandırılması, bu nitelikte bir zararın mevcut olmadığının, ancak yapılan uygulamaların ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında bulunduğunun belirlenmesi durumunda, 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2.cümlesi uyarınca cezalandırılması, yapılan bu uygulamanın ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde ise, 5498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi; ayrıca, izinsiz uygulama neticesinde tescilli yapının zarar görmediğinin anlaşılması durumunda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle büyükşehir belediyesi veya il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 08/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesinde yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, sanıkların beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog