2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2014/26027 E. , 2016/7447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar yönünden TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Katılan kuruma ait telefon kablolarının kesilerek çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, dosya içinde mevcut bilirkişi raporuna göre belirlenen ve 6.333,84 TL olan katılan kurumun zararının, temyize konu olmayan sanık ... tarafından 10.05.2013 tarihli ödeme makbuzu ile ödendiği, katılan kurum vekilinin 11.05.2011 tarihli hasar keşif tutarı formunda zararının 17.125,36 TL olarak bildirdiğinin anlaşılması karşısında, katılandan zararının tamamen giderilip giderilmediği sorulup TCK'nın 168. maddesinin uygulanması koşulları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Katılan kurumun zararının, temyize konu olmayan sanık ... tarafından giderildiğinden bahisle temyize konu olmayan sanıklar hakkında TCK’nın 231. maddesi uygulandığı halde; sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafiinin ise son oturumda sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesi ve yasal engel bulunmaması karşısında;
CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Suça sürüklenen çocuk ...’nın tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, üzerine atılı suçlu işlediğine dair, sanık ...’nın suç atma niteliğindeki beyanı dışında, mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde kararda tartışılmadan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
4.Suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1 ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı Kanun'un 35/3 maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5.TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezanın aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.