13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/7163 E. , 2016/14135 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki Tüketici Hakem Heyeti Kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya tüketici kredisi kullandırıldığını, davalının müracaatı üzerine Kadınhanı Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti’nin 24.10.2014 tarih ve 2014/ 496-570 sayılı kararı ile kredi nedeniyle yapılan 200,00 TL komisyon bedelinin davalıya iadesine karar verildiğini ileri sürerek, bu kararın iptalini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davaya konu hakem heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir. 12.1.2011 tarih ve 6100 sayılı HMK'nun 450.maddesiyle 1086 sayılı HMUK'nun ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, HMK'nın geçici 3/2 maddesine göre; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454.üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağından, halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HMUK’un 427/6. maddesine göre “Kesin olarak verilen hükümlerle niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden ve Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümler, ... göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kanun yararına temyiz olunur.” Eldeki dava da, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi nedeniyle hükmün, kanunun yararına bozulması istenilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326/1 maddesine göre “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” hükmü amir olup; Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğine göre, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin aleyhine hüküm kurulan davalıya yükletilmesinde, HMUK’un 427/6. maddesinde öngörülen koşullar söz konusu olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.