11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/18583 E. , 2016/3856 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafii yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK.nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olması, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda, sanığın aynı suç tarihinde düzenlediği sahte çek nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/630 Esas 2013/175 karar sayılı dosyası üzerinde resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılama neticesinde de hakkında mahkumiyet kararı verildiği, anılan kararın Dairemizin 28.04.2016 gün ve 2014/ 22053 Esas, 2016/3857 karar sayılı ilamıyla bozulduğu anlaşılmakla, zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi ve gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; öncelikle ....Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/630 Esas 2013/175 Karar sayılı dosyasının akıbeti araştırılıp, mümkünse davaların birleştirilmesi aksi halde anılan dava dosyası getirtilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2.Kabule göre de: 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın kendi alt soyu dışındakiler için hapis cezasının infazı tamamlanana kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.