11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/14539 E. , 2016/2802 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1.Sanık ... yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; belgede sahtecilik suçlarında suçun konusu belge olup korunan hukuki yarar kamu güvenidir ve suçun geniş anlamda mağduru toplumu oluşturan bireylerdir. Nitekim belgede sahtecilik suçlarına ilişkin TCK'nun 204-212. maddeleri Kanunun Kamu Güvenine Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Bununla birlikte belgede sahtecilik suçunun işlenmesiyle haksızlığa uğrayan gerçek ve tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkündür. Belgede sahtecilik suçunun işlenmesi nedeniyle farklı kişilerin çıkarlarının zedelenmiş olması suçun bu öncelikli niteliğini değiştirmeyeceği gibi zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına da engel değildir. Bu açıklamalara göre sanık ... hakkında suç tarihi 02.07.2009 olan benzer eylem nedeniyle mahkum edilip kesinleşmiş kamu davası bulunduğu anlaşılmakla; anılan dosyanın getirtilip dosya arasına alınıp zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, zincirleme biçimde işlenmiş tek bir suçun oluştuğunun kabulü halinde, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 gün ve 2014/847 Esas, 2016/123 Karar ilamında belirtildiği üzere, sonradan sübutu kabul edilen zincirleme suç nedeniyle tayin olunan cezadan kesinleşmiş ise önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Sanıklar ... yönünden ise; 5271 sayılı CMK'nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Zarar kavramanın ise kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup zarar koşulu ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsurdur.
İncelenen dosyada; üzerlerine yüklenen suç nedeniyle oluşan somut bir zarar bulunmayan ve kasıtlı suçtan geçmiş hükümlülükleri bulunmayan sanıklar ... hakkında “duruşmadaki tutum ve davranışları” lehine indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Yasanın 62. maddesi gereğince indirim yapılıp, “suçtan pişmanlık duyduklarına ilişkin bir davranışlarının bulunmaması” gerekçesiyle olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyerek çelişkiye düşülmesi, Yasaya aykırı,
3.5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.