19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2016/8215 E. , 2016/20243 K.
"İçtihat Metni"556 sayılı Marka hakkına Tecavüz suçundan sanık Murat Yasan hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetlerine dair, ...
1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesince verilen 16/11/2011 gün ve 2010/494 Esas, 2011/528 karar sayılı hükmün sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 02/02/2016 gün ve 2015/4465 Esas, 2016/1071 sayılı kararıyla; “Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
1.Sanığa tayin olunan 1 yıl 8 ay temel hapis cezasından TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca yapılan artırımda 1 yıl 18 ay yerine 2 yıl 6 ay hapse hükmedilerek sonuçta fazla hapis cezası tayin edilmesi,
2.Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün 3/a-3 fıkrasındaki" iki yıl altı ay"yerine "1 yıl 18 ay" ; 3/a-4 fıkrasındaki "iki yıl bir ay "yerine "1 yıl 13 ay" ; 3/a-5 fıkrasındaki "iki yıl bir ay "yerine "1 yıl 13 ay" yazılması ile hükümden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılmak suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,” karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2016 gün ve KD 2016/168937 sayılı yazısı ile; “Sanığın dükkanında yapılan arama sonucu patent hakkı katılanlara ( ... , ... , ... , ... s, ... t, ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... ) ait mahkumiyet hükmüne konu edilen 492 adet sahte oldukları bilirkişi raporları ile sabit saatler ele geçirilmiştir.
Sanık saatleri gümrük satışından satın alandan satın aldığını satışının yasak olduğunu bilmediğini savunmuş, mahkeme yargılama sonucunda sanığın 556 s.KHK'nin 5833 sayılı yasa ile düzenlenen 61/A, TCK 43/2,62,52,53/1,54 maddeleriyle 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve suça konu eşyanın müsaderesine hükmetmiştir.
Edinim şekli ne olursa olsun marka hakkı başkasında olan eşyanın taklidinin veya sahtesinin ticarete konu edilmesi yasa koyucu tarafından yasaklanmış ve şikayet halinde yaptırım altına alınmıştır. Sanığın eyleminin de bu kapsamda değerendirilmesinin hukuka aykırılığında hiç bir kuşku yoktur. Ancak cezanın hak ve nesafet kurallarına uygun olması gerekir. Dosya içeriğinde mevcut adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanığın işyerinde yakalanan üç liradan alınıp karıyla satılan suça konu saatlerin miktarı ve değeri itibariyle 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasını içeren maddenin hükmedilen ceza miktarı fazla olmuş ve yerel mahkemenin teşdit nedeni olarak gösterdiği "suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ve failin kastının ağırlığı" dosya içeriği ile uyuşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Yüksek Dairenizin itiraza konu 02/02/2016 gün ve 2016/1071 karar sayılı kararına yönelik itirazımızın kabulü ile yerel mahkeme hükmünün "hak ve nesafet kurallarına aykırı, dosya içeriği ile desteklenmeyen yetersiz gerekçelerle teşdiden ceza tayini" nedeniyle bozulmasına karar verilmesi, itirazımızın yerinde görülmeyip reddi halinde yukarıda arz ettiğimiz itiraz nedenlerimizin bir kez de CMK 308/1-3 maddesi uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca tartışılması ve ilamın talebimiz doğrultusunda BOZULMASI için dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na tevdii arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: II- KARAR
Dairemizin 02/02/2016 gün ve 2015/4465 Esas, 2016/1071 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.