14. Ceza Dairesi
14. Ceza Dairesi 2014/7226 E. , 2016/7013 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) adli para cezaları kesin nitelikte olup buna göre mahkemece sanıklar haklarında kasten yaralama suçundan doğrudan tayin edilen 2.400'er TL adli para cezalarına ilişkin hükümler miktar itibariyle CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince kesin nitelikte olması nedeniyle temyizi mümkün bulunmadığından, anılan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince Reddiyle, incelemenin sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile tehdit suçundan verilen beraat kararlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar haklarında tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Olay gecesi mağdurun işlettiği tavuk çiftliğine araçla gelen sanıkların, çıkan tartışmada dövdükleri mağduru bırakıp araçla ayrılmalarından bir süre sonra tekrar araçla geldikleri ve cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın rızası dışında araca binen mağduru yaklaşık 45 dakika süreyle değişik yerlerde dolaştırıp bira ve otogaz aldıktan sonra şahsına zarar vermeksizin çiftliğe geri bıraktıkları tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK’nın 109/1,3-b. maddeleri ile belirlenen cezada aynı Kanunun 110. maddesinin tatbiki gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması neticesinde cezaların fazla tayini,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanıklar ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi