12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/29439 E. , 2014/22242 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-a, 52/2, 53/6, 98/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince mahkûmiyet Taksirle yaralama ve yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.Sanık hakkında TCK’nın 98/1. maddesindeki yardım yükümlülüğünü yerine getirmeme suçuna ilişkin kurulan hüküm yönünden yapılan inceleme sonucu;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK'nın hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından 1000 TL'den ibaret mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE
2.Sanık hakkında TCK 89/1 maddesindeki taksirle yaralama suçuna ilişkin kurulan hüküm yönünden yapılan inceleme sonucu;
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nca, mağdur ...’de meydana gelen yaralanmanın niteliğiyle ilgili olarak düzenlenmiş olan 19/10/2012 tarih 3488 sayılı raporunda; “dava konusu olaya bağlı olarak her iki kulakta çok ileri derecede işitme kaybı ve bilişsel fonksiyonlardaki yetersizliklerle karakterize nöropsikiyatrik tablonun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık niteliğinde” olduğu belirtildiği halde, mağdurda meydana gelen yaralanmanın niteliği gözetilerek, sanık hakkında TCK’nın 89/3-a maddesinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde 89/2-a-b maddesinden hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanığın hazır bulunduğu 09/04/2010 tarihli celsede, adli raporların ve diğer belgelerin sanığın yüzüne okunması ve sanık hakkında uygulanan sevk maddesinin değişmemesi dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nın 89/2-a maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede, sanığa ek savunma hakkı verilmeden hakkında,
TCK'nın 89/2-a. maddesinin uygulanması gerekçe gösterilerek bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sanığınkusurunun bulunmadığına, sanık hakkında TCK’nın 53/6 ve 98/1. maddelerinin uygulama yeri olmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 07.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.