19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2017/3115 E. , 2017/5388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
1.) Temel ceza belirlenirken önce emvalin yakacak nevinden olması nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 91/1-ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılması, sonra suçun işlenmesinde motorlu testere kullanmasından dolayı 6831 sayılı Kanun'un 91/4. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken uygulama sırasında hataya düşülerek sanığa fazla ceza tayini,
2.) Suç tarihinden önce 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK'nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin belirtilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün bendinin 2, 3, 4, 7 ve 10. paragraflarının hükümden çıkarılarak yerine "Suçun konusu yakacak emval olduğundan 6831 sayılı Kanun'un 91/1-2. cümlesi uyarınca cezasından yarı oranında indirim yapılarak 1 ay 15 gün hapis ve 2 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın ağacı kesme eylemini motorlu testere ile gerçekleştirmesi nedeniyle cezasından 6831 sayılı Kanun'un 91/4. maddesi uyarınca bir kat artırım yapılarak sanığın 3 ay hapis ve 4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın geçmişi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 ay 15 gün hapis ve 3 gün karşılığı adli para cezasıyla cezalandırılmasına, Sanığa verilen gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/1-2. maddesi gereğince sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak günlüğü takdiren 20.00 TL adli para cezasına çevrilerek, sanığın 60.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına", "Sanığa verilen 1.500 TL adli para cezasının TCK'nın 52/4. madde ve fıkrası uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi hali dikkate alınarak kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 10 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmediği takdirde tamamının tahsil olunacağının ihtarına, ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibarelerinin yazılması suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.