Esas No
E. 2017/821
Karar No
K. 2017/5954
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

17. Ceza Dairesi         2017/821 E.  ,  2017/5954 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık ... hakkında, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, sanığın yapılan yargılama sonucunda, Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.12.2007 tarih, 2007/367 Esas ve 2007/1288 sayılı kararında mala zarar verme suçu yönünden düşme, hırsızlık suçu yönünden,

TCK'nın 142/1-b, 62/1. maddeleri uyarınca sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, cezanın TCK'nın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve 3 ay müddetle bir rehber görevlendirilmesinin teminin istenmesine karar verildiği, kararın karar tarihinde duruşmalardan vareste tutulma talebi olmayan sanığın yokluğunda ve ceza infaz kurumunda iken verildiği ve gerekçeli kararın sanık ceza infaz kurumunda iken, ev adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, 30.01.2008 tarihinde kararın kesinleştirmesinin yapıldığı, 14.10.2008 tarihinde sanığın rehberlik hizmetine uymadığından bahisle ihtaratlı davetiyeye rağmen durusmaya gelmediği celse de cezanın aynen infazına, tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verildiği, verilen ek kararın 30.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresinde 03.11.2008 tarihli dilekçesinde, özetle; denetimli serbetlik bürosundan gönderilen celbi annesinin aldığını, fakat annesinin okuma yazma bilmediği için kendisine iletmediğini, kendisinin de maddi durumu iyi olmadığından dolayı Antalya'da çalıştığını, askere gideceğini, bu nedenlerle Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne gidemediğini, denetimli serbestliğe tabi tutularak erteleme hakkının geri verilmesini istediğini, bu haktan faydalanamazsa cezasının temyize gönderilmesini talep ettiğini belirttiği, kararın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından 30.05.2011 tarih, 2009/4930 Esas ve 2011/7480 Karar nolu ilamı ile sanık hakkında verilen 14.10.2008 tarih, 2007/367 Esas ve 2007/1288 sayılı “1 yıl 8 ay hapis cezasının aynen infazına, tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” dair ek kararın 5275 sayılı CGTİK’nun 101/3. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna tabi olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, Sanık ...’un bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 5271 sayılı CMK.nın 264/1. maddesi uyarınca sanık yönünden yasa yolu ile merciinde yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE'' şeklinde oybirliğiyle karar verildiği, itiraz mercii olarak, Bursa 4. Ağır Ceza

Mahkemesi'nin 13.07.2011 tarih ve 2011/836 değişik iş sayılı kararına göre, cezanın infazına dair ilam usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükümlünün itiraz talebinin reddine karar verildiği, bu kararın 02 Ağustos 2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 9.7.2012 tarihli dilekçesinde 3. yargı paketindeki maddelerden lehine olanlarından yararlanmak istediğini, denetimli serbetlik uygulanmasını istediğini belirttiği dilekçe sunduğu, 10.07.2012 tarihli verilen ek karar ile 14.08.2008 tarihli ek kararın değiştirilmesine yer olmadığına, cezanın aynen infazına 6352 sayılı Yasa gereğince Açık Ceza evine ayrılma ve denetimli serbestlikten yararlanma talepleri yönünden hükümlünün Bursa İnfaz Hakimliğine her zaman başvurmakta serbest olduğu şeklinde, itiraz yasa yolu acık olduğunun belirtilerek karar verildiği, 10.07.2012 tarihli ek kararda cezaevindeki sanığa okumak almak suretiyle tebliğ edildiği, tebliğden sonra sanık cezasını ertelenmesi talepli dilekçe sunduğu mahkemece bu dilekçenin içeriğindeki talep yönünden infaz hakimliğinin yetki alanına girdiğinden bahisle üst yazı ile infaz hakimliğine gönderildiği, dosya içerisinde 13.05.2008 tarihli yazı da hükümlü ...'la ilgili cezanın infaz edildiğine ilişkin evrakların olduğu, 01.02.2017 tarihli sanığın dilekçesinin içeriğinden dosyaya konu olay olduğunun anlaşıldığı ve 04.01.2017 tarihli verilen ek kararda temyiz isteminin reddine Yargıtay yasa yolu açık olmak üzere karar verildiği, sanığın 05.02.2017 tarihinde hakkındaki gerekçeli kararı istediğini belirten dilekçe sunduğu, 16.01.2017 tarihinde ek karar ve eklerini okumak ve almak suretiyle tebliğ edildiği, 18.01.2017 tarihli dilkeçesinde cezasını temyiz etmediğini ve yüzüne okunmadığını kendisine herhangi bir karar gelmediğini söylediğini ve bu nedenlerle cezanın infazının durdurulmasını istediğini belirten dilekçe sunduğu, ve 18.01.2017 tarihli bir başka dilekçe ile sanık Yargıtay Ceza Dairesine sunulmak üzere incelenme talepli dilekçe sunduğu anlaşılmakla,

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2. ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilerine başvuracağının, süreleri ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Sanık yokluğunda verilen 27.12.2007 tarih, 2007/367 Esas ve 2007/1288 Karar sayılı kararda ''Dair verilen karar, sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile talebe uygun yasa yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı ''denilmek suretiyle, hükmün temyiz süresinin ne zaman işlemeye başlayacağı ve yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği ve UYAP sisteminden yapılan sorgulamada yokluğunda karar verilen, duruşmalardan vareste tutulma talebi olmayan sanığın karar tarihinde ve gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihte ceza infaz kurumunda olduğu anlaşılmakla, gıyapta verilen kararın sanığa usulune uygun olarak tebliğ edildiğinden de bahsedilemeyeceği, bu nedenle sanığın 03.11.2008 tarihinde verdiği dilekçesinin esas itibarıyla 27.12.2007 tarih ve 2007/367 Esas, 2007/1288 Karar sayılı Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı eski hale getirme ve temyiz talebi mahiyetinde kabul edilerek incelenmesi gerekmesine rağmen Yargıtay 6. Ceza Dairesince anılan hükmün sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin kabulünün dosya içeriği ile uyumlu olmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6. Ceza Dairesi'nin 30.05.2011 tarihli kararı aleyhine itiraz yasa yoluna başvurulup başvurulamayacağının takdiri yönünden değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog