13. Ceza Dairesi
13. Ceza Dairesi 2016/5747 E. , 2017/11594 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında suçu işlemediğini, mağdurun çalınan telefonunu suç sonrası ilk kullanan kendi adına kayıtlı hattı ise kızkardeşi...'ın eşi tanık ... tarafından kullanıldığını, belirtmiş olması, bu savunma ile örtüşür şekilde tanık ...ve...'ın aşamalarda beyanlarda bulunmuş olmaları ile tanık ...'ün mahkemeye sunmuş olduğu 23.10.2014 tarihli dilekçe ile bahsedilen suçu kendisinin işlediğini belirtmiş olması ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de;
a)Sanık hakkında TCK.nun 142/2-b maddesi gereğince 3 yıl hapis cezasına karar verildikten sonra yine aynı Yasanın 142/2-b maddesi gereğince bu kez cezanın 1/3 oranında artırılması sonucu, iki temel ceza maddesi uyarınca ayrı ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini
b)Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.