Esas No
E. 2014/11529
Karar No
K. 2017/5598
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

14. Ceza Dairesi

E. 2014/11529 K. 2017/5598 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/11529, K. 2017/5598, T. 14.11.2017
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
14. Ceza Dairesi
Esas No
2014/11529
Karar No
2017/5598
Karar Tarihi
14.11.2017
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

14. Ceza Dairesi         2014/11529 E.  ,  2017/5598 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

SUÇ: Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM: Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 234/1. maddesinde düzenlenen öngörülen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun oluşması için velayet hakkı elinden alınmış ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısımlığı ilişkisi bulunan kişilerin, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması gerektiği, anılan maddede öngörülen analık, babalık veya üçüncü dereceye kadar kan hısımlığı ilişkisinin Medeni Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, anılan maddede ana veya babanın, velayet hakkı elinden alınmış olması halinde bu suçun faili olabileceği belirtildiğinden, öncelikle ana veya babanın çocuk üzerinde Medeni Kanun hükümlerine göre velayet hakkının bulunması ve daha sonra bu velayet hakkının mahkeme kararıyla kaldırılmış olması gerektiği, somut olayda ise sanık savunmaları, müşteki anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre müştekinin, bir süre sanıkla gayri resmi beraberlik yaşadığı, bu birliktelikten çocuk İlknur'un doğduğu tarihte müştekinin başka biriyle resmi nikahlı evli olması nedeniyle müştekinin evli olduğu kişi ile çocuk arasında soybağı ilişkisi kurulduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan kontrole göre bu kişinin Hatay Aile Mahkemesinin 2007/47 Esas, 2007/993 Karar ve 18.01.2008 kesinleşme tarihli ilamıyla çocuk üzerindeki soybağının reddine karar verilmesine rağmen biyolojik baba olduğu anlaşılan sanık ile çocuk arasında soybağı ilişkisi kurulmadığı gibi, sanığa çocuk üzerinde velayet hakkı da verilmediği, buna dair herhangi bir mahkeme kararının da bulunmadığı,

TCK'nın 234/1. maddesindeki suçun oluşabilmesi için velâyet yetkisine sahip failin bu yetkisinin mahkeme kararıyla elinden alınmış olmasının ön koşul niteliği taşıması karşısında, somut olayda sanığın, velâyet yetkisine haiz olmadığı gibi, velâyet yetkisi elinden alınan kişi de sayılmadığı anlaşıldığından, atılı suçun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı, ancak dosya kapsamına göre sanığın, Medeni Kanun hükümlerine göre üzerinde herhangi bir velayet hakkı ve yetkisi bulunmayan ve olay tarihinde onbeş yaşından küçük olması nedeniyle hukuken rıza açıklama ehliyeti bulunmayan çocuğu yanında tutması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 109/1. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan hüküm kurulması, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog