2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2015/12983 E. , 2018/1508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
I- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.19/01/2008 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda, olayın meydana geldiği katılana ait işyeri içinde faillerin bıraktığı değerlendirilen sigara izmariti, kırık cam üzerindeki kan izi ve iş yerindeki çeşitli eşyaların üzerinde tespit edilen parmak izlerinin sanığa ait olup olmadığına ilişkin herhangi bir raporun bulunmadığının anlaşılması karşısında sanıktan DNA incelemesi için usulüne uygun şekilde numune ve parmak izi alınarak karşılaştırmasının yapılması ve yapılacak araştırma neticesinde tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, diğer sanık ... ... ve ... İbrahim Bulut'un soyut suç atma niteliğindeki anlatımlarına dayanılarak eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
2.Sanığın katılan ...'ın işyerine girdikten sonra yan duvarı delerek katılanlar ... ve ...'ın işyerine girdikleri, katılan ... ... işyerinden aldıkları çantanın katılanlar ... ve ...' ın işyerinde bulunduğu, evrak çantasının karıştırıldığı ancak çalınacak bir sey bulunamadığından orada bırakıldığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurularak fazla cezaya hükmedilmesi,
3.TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı, sanığın üzerine atılı katılan ...'a yönelik hırsızlık suçunun ise teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılamayacağının gözetilmemesi,
4.İddianamede, sanık hakkında katılanlar ...,... ve katılan ...'a yönelik eylemleri sebebiyle iki kez 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa aynı Kanun'un 116/4. ve 119/1-c maddeleri uygulanmadan önce ek savunma hakkı tanınması sırasında iki ayrı işyeri nedeniyle belirtilen kanun maddelerinin iki kez uygulanması gerektiği belirtilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilerek 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi yollamasıyla CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 20/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.