2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2015/11874 E. , 2018/1867 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1.Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.11.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000.00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2.Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.... ... hakkında dosya içinde bulunan 31.10.2013 tarihli Niğde Devlet Hastanesi Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen raporda, suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia edilen suçların anlam ve sonuçlarını algılayabildiği, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kanaatine varıldığının saptanmasına karşın, 06.01.2014 tarihli sosyal hizmet uzmanı tarafından düzenlenen sosyal inceleme raporunda, suça sürüklenen çocuğun hafif zeka geriliği olduğunun belirtilmesi karşısında; her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı, varsa önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak her iki rapor arasındaki çelişki giderilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Suça sürüklenen çocukların mağdurun ... ... isimli işyerine camlarını kırmak suretiyle girmesi biçimindeki eyleminin, TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması,
3.Hırsızlık suçundan kurulan hükümde temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, eylemin gece vakti gerçekleştirilmesi nedeniyle TCK'nın 143. maddesi ile yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan 1/3 oranında artırım yapılması,
4.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, ayrıca suça sürüklenen çocuğun cezası ertelenirken bir daha suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğunun belirtilmesine rağmen 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14. maddelerinin uygulanmasına engel hususlardan hangisinin mevcut olduğu gözetilmeden “...zarar giderilmediği...” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5.5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının aynı Kanun'un 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.