2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2018/2817 E. , 2018/8799 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair kararların istinaf talebi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21/03/2017 tarihli kararının sanık tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 20/09/2017 tarih, 2017/3947- 2017/8569 E-K sayılı kararı ile mahkemenin kararının reddine ve onanmasına karar verilmesinin ardından,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2018 tarih ve KD-2018/28760 sayılı itirazı üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede; Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2018 tarih ve KD-2018/28760 sayılı itirazının KABULÜNE, Dairemizin hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet kararının reddine ve onanmasına ilişkin 20/09/2017 tarih, 2017/3947- 2017/8569 E-K sayılı ilamın KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
1.Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının ve aynı Kanun’un 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2.Hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin hırsızlığı mecbur kalması nedeniyle yaptığına, savunma hakkının kısıtlandığı, denetimlik serbestlik süresinin yanlış hesaplandığı, alt sınırdan ayrılarak ceza verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkralarındaki ''...cezanın infazından sonra 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına'' şeklindeki bölümden ''5 yıl süre ile'' ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.