Esas No
E. 2012/15749
Karar No
K. 2013/10317
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2012/15749 E.  ,  2013/10317 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

KARAR

Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum tarafından, davalının, vefat eden babasından dolayı aylık aldığı dönemde, kendi adına sigortalı çalışmaları olduğundan bahisle yersiz ödenen aylıklardan oluşan asıl alacağın, davalı tarafından takip tarihinden önce ödendiğinden bahisle, faiz alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece, davacı Kurumun anaparayı tahsil ederken faiz hakkını ve diğer feri hakların saklı tuttuğuna ilişkin bir ihtirazi kayıt koymaması nedeniyle, ödemeyi kabul etmiş sayılacağı ve ihtirazi kayıt koymadan tahsil edilen miktarın ayrıca faizi talep edemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarihli ve 2005/10-755 Esas, 2006/32 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bir borç ilişkisi, asıl hakla birlikte bazı fer’i hakları da içerir. Borç ilişkisinin içerdiği asıl hak, alacak hakkı; fer’i haklar ise, cezai şart, faiz, kefalet, rehin, hapis hakkı gibi haklardır. Borcu sona erdiren en önemli neden, tarafların kendilerine yüklenen edimleri ifa etmeleridir. Genel olarak ifa, borçlanılmış edimin yerine getirilmesi suretiyle alacaklının tatmin edilerek borcun sona erdirilmesidir. Kural, asıl borç sona erdiğinde, bu borca bağlı fer’i borçlarında sona ereceğidir. Bu sonuç, ek bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden gerçekleşir. Ancak evvelce işleyen faizleri talep hakkının saklı tutulması (ihtirazi kayıt) veya saklı tutulduğunun hal ve koşullardan çıkartılması kaydıyla, ödenmemiş faizlerin istenebilme hakkı ortadan kalkmamakta, asıl borç ifa veya sair bir suretle son bulmuş olsa bile, borcun fer’isi olan faiz varlığını sürdürmekte ve alacaklı bunları talep edebilme hakkını yitirmemektedir. Borçlar Kanunu 113. maddede “..veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz…”ifadesi yer almaktadır. Buna göre, alacaklı açıkça ihtirazi kayıt hakkını ileri sürmese bile, yaptığı eylem ve işlemlerden bu hakkını kullanmak istediği sonucu çıkarılabiliyorsa, bu hakkın kullanıldığının kabulü gerekecektir. “ Hal icabı” kavramı değerlendirilirken kuşkusuz, somut olayın özellik ve gerekleri dikkate alınmalıdır. Yukarıda açıklanan bilgiler ışığında, davalının, her bir aylığın ödeme tarihleri ile asıl alacağın ödendiği tarih arası geçen süre için hesaplanacak faizden sorumlu olacağının gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog