17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2014/2226 E. , 2014/2447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan davalıya ait ... plakalı tankerin 15.12.2011 tarihinde karıştığı kazada hasarlanan ... plakalı araç hasarının ödendiğini, ancak sigortalı araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olup, aracın istiap haddinin üzerinde yüklenmesi nedeniyle yola dökülen nebati yağın kazaya sebebiyet verdiğini, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarının B.4 maddesi “a” ve “e” fıkraları gereğince işletene rücu haklarının bulunduğunu, davalı hakkında 13.576,00 TL asıl alacağın faiziyle birlikte tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araca istiap haddinden fazla yükleme yapılmadığını, davacının rücu hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini ve % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, araca istiap haddinden fazla yükleme yapıldığına ilişkin hiçbir emare veya belge olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak üzerinden % 20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, trafik sigortacısının ödediği tazminatın kendi sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Alacaklı davacının kötüniyetli olduğu ispatlanmadığı halde kötü niyet tazminatıyla sorumluğuna karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.