2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2019/6171 E. , 2019/11309 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen 01/12/2014 tarihli mahkumiyet hükmünün, bilinen son adresine tebliğe çıkartılarak tebliğ edilemeden iade edilmesinden sonra MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı ve 20/04/2015 tarihinde muhtara teslim edilmek suretiyle tebliğ edildiği anlaşılmışsa da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın öncelikle muhatabın bilinen en son adresinde tebliğe çıkarılması, ancak 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılmasının gerektiği; yine aynı Kanun’nun 21/2. maddesinde; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmünün yer aldığı, bu maddeye göre tebliğ işleminin ne şekilde yapılacağı Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31/1-c maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin son fıkrasında bu bende göre yapılacak tebligatlarda Yönetmeliğin 30. maddesinde öngörülen araştırmanın yapılmayacağının belirtildiği, nitekim Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde de buna paralel olarak; “adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar” tebliğ memurunca muhatabın adreste bulunmama sebebinin araştırılması zorunluluğu kuralının dışında tutulduğu, somut olayda sanığın MERNİS adresine doğrudan “MERNİS adresi” şerhi düşülerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine 23/06/2015 tarihli eski hale getirme ve temyiz isteminin süresinde olduğu, ayrıca sanığın 23/06/2015 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin,
CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olması nedeniyle mahkemenin 25/06/2015 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 24/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.