Esas No
E. 2019/31366
Karar No
K. 2019/12811
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

19. Ceza Dairesi         2019/31366 E.  ,  2019/12811 K.

"İçtihat Metni"5607 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2013 gün ve 2013/83 Esas, 2013/387 sayılı ilamının sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08/07/2019 gün ve 2019/5791 Esas, 2019/10665 Karar sayılı kararıyla; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 03/05/2013 yerine 04/05/2013 olarak gösterilmesi ve suça konu gümrük kaçağı akaryakıt ve suç aletlerinin müsaderesi hususunda mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,

1.Suç tarihinden sonra 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK'nin 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesi uyarınca hapse çevrilmesine karar verilmesi,

2.TCK’nin 53/3. maddesi uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,

3.Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hükümden TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, TCK’nin 53/1. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet,vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine" ibaresinin yazılması ile hükümden TCK’nin 50/6. maddesine ilişkin bölümü çıkartılarak yerine "...taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına" ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oy birliğiyle karar verilmiştir.

İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/07/2019 gün ve 7 - 2014/81806 Temyiz sayılı yazısı ile; İtirazımızın konusu, yerel mahkeme hükmüne karşı aleyhe temyiz bulunup bulunmadığı, hükmün katılan ... İdaresi tarafından da temyiz edilip edilmediğinin belirlenmesi hususuna ilişkindir. Somut olayın incelenmesinde; 13/05/2013 günü sanık ...'nin işyerinde kaçak akaryakıt satma eylemi nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmiş, TCK’nin 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 aya hükmedilmiştir. Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresi, 09/07/2013 günlü dilekçesi ile davaya katılma isteminde bulunmuş, 03/10/2013 günlü oturumda da Gümrük Müdürlüğünün katılma talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Yokluğunda verilen hüküm katılan ... İdaresine 08/01/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, katılan vekili tarafından yasal süresi içerisinde 13/01/2014 tarihinde temyiz Kanun yoluna başvurulmuştur. Başsavcılığımızca düzenlenen 29/06/2015 günlü tebliğnamede, katılan ... İdaresinin de hükmü temyiz etmiş olması nedeniyle sanık hakkında 2 yıl 1 ay yerine eksik olarak 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmesi bozma nedeni olarak belirtilmiştir.

Özel Daire tarafından yapılan incelemede, katılan ... İdaresinin temyizine yer verilmeyerek hükümdeki eksik ceza tayini hususu aleyhe temyiz olmadığından eleştiri konusu yapılmış, TCK’nin 53 ve 50/6. maddelerinin uygulanması sırasındaki hukuka aykırılıklar nedeniyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Belirtilen nedenlerle; Yerel Mahkeme hükmüne karşı katılan ... İdaresi tarafından da temyiz yasa yoluna başvurulmuş olması nedeniyle Özel Daire ilamında bu hususa yer verilmemesinin ve aleyhe temyiz bulunduğu hususunun gözardı edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle : 02/07/2012 tarih, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik CMK'nin 308. maddesi uyarınca İTİRAZIN KABULÜ ile Yüksek Dairenizin 08/07/2019 gün, 2019/5791 Esas, 2019/10665 sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılıp, yerel mahkeme hükmünün TCK’nin 62/1. maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle eksik ceza tayin edilmesi, Adli para cezasının ödenmemesi durumunda uygulanma olanağı bulunmayan TCK'nin 50/6. maddesinin tatbikine yer verilmesi, TCK’nin 53/3. maddesine aykırı karar verilmesi, İddianamede müsaderesi istenen kaçak petrol ve suç aletlerinin müsaderesi konusunda bir karar verilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmesi, İtirazımızın kabul edilmemesi halinde 5271 sayılı CMK’nin 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile değişik 308. maddesi uyarınca dosyanın Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR:

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/07/2019 gün ve 7 - 2014/81806 Temyiz sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK'nin 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne,

2.Dairemizin 08/07/2019 gün ve 2019/5791 Esas, 2019/10665 Karar düzeltilerek onama kararının kaldırılarak yeniden yapılan incelemede; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 03/05/2013 yerine 04/05/2013 olarak gösterilmesi ve suça konu gümrük kaçağı akaryakıt ve suç aletlerinin müsaderesi hususunda mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Suç tarihinden sonra 01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK'nin 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesi uyarınca hapse çevrilmesine karar verilmesi,

2.TCK’nin 53/3. maddesi uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,

3.Temel cezadan TCK'nin 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra, sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak belirlenmek sureti ile sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,

4.Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş ve katıln vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hükümden TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, TCK’nin 53/1. maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet,vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine" ibaresinin yazılması ile hükümden TCK’nin 50/6. maddesine ilişkin bölümü çıkartılarak yerine "...taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına" ibaresi yazılmak, hükmün 2 paragrafında yer alan, “...1 YIL 13 AY HAPİS” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...2 YIL 1 AY HAPİS " ibaresinin eklenmesi suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog