4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2019/3263 E. , 2019/18822 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Bozmaya uyularak, yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanığın genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyizinin bulunmadığı ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itirazın yerel Mahkemece değerlendirildiği ve temyiz isteminin sadece tehdit suçuna yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Yargıtay yüksek 8 Ceza Dairesi'nin 09.08.2012 tarihli bozma ilamında "sanığın, aralarında husumet bulunan müştekinin aracına doğru ateş ederek zarar vermek şeklinde gerçekleşen eyleminin belli bir kişiye yönelik olması nedeniyle TCK.nun 106/3. maddesine göre mala zarar verme suçu yanında silahlı tehdit suçunu da oluşturacağının gözetilmemesi" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesine ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın, eylemin silahlı tehdit suçunu oluşturduğu biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle mala zarar verme suçundan ayrıca hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın, tehdit suçundan kurulan hükümde müşteki yönünden maddi bir zarar oluşmadığı gözetilmeden 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmaması,
3.Tekrar suç işlemeyeceğine ilişkin kanaatin aynı zamanda 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına ilişkin şartlar arasında da yer almasına ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın, hükümde çelişkiye yol açacak biçimde bu koşulun oluşmadığı biçimindeki gerekçeyle TCK'nın 51. maddesinin uygulanmaması,
4.20.10.2009 tarihli kararın sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesine ve aleyhe temyiz bulunmamasına karşın, bozma sonrası kurulan hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.