Esas No
E. 2019/3047
Karar No
K. 2020/2498
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

15. Hukuk Dairesi         2019/3047 E.  ,  2020/2498 K.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenen kısmi dava olarak görüldüğü kabul edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.03.2016 gün 2014/15-439 Esas 2016/207 Karar, 15. H.D.'nin 10.07.2013 gün 2012/6728 Esas 2013/4521 Karar sayılı ilâmları).Davacının alacak talebi bakımından yasal düzenelemelere bakıldığında ise; sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 106/1, dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı HMK'da dava türlerine ilişkin kısımda yer verildiği üzere, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir (HMK 107/1). Kısmi davanın düzenlendiği HMK 109/1. maddeye göre talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. Bir başka deyişle, kısmi dava, davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil bir kısımnı talep ederek açtığı davadır. Kısmi dava konusunda; talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği (109/1), dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasının, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmediği (109/3) belirtilmiştir. Maddenin 2. fıkrasında; talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı düzenlemesi mevcut iken bu fıkra 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6098 sayılı TBK'nın 124. maddesindeki süre verilmesini gerektirmeyen durumların varlığı halinde alacaklı süre vermeden temerrütten doğan haklarını kullanabilir. Sözleşmede gecikme tazminatı ödeneceğine dair hüküm bulunmasa dahi yüklenicinin teslimde gecikmesi halinde BK 106/II. maddesi hükmünce arsa sahibi yükleniciden, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde aylık rayiç kira bedelinden az olmamak üzere gecikme tazminatı isteyebilecektir.Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin süresinde ifa edilmemesi sebebiyle gecikme tazminatı için şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, davalının cezai şart ödemekle yükümlü bulunup bulunmadığının ve cezai şartın miktarının tespiti için talepte bulunmuştur. Mahkemece, cezai şart talebi yönünden davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde harç yatırılmaması ve yenilenmemesi nedeniyle Harçlar Kanunu HMK md.114/1 K818 md.109/2 K6100 md.109/1 TBK md.125 K6100 md.109 HMK md.33 K818 md.123 K6644 md.4 HMK md.109 HMK md.109/1 HMK md.109/2 TBK md.124 HMK md.107/1 K6098 md.124
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog