16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2018/1581 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/05/2017
NUMARASI : 2015/615 2017/364
DAVANIN KONU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)|İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Ltd. Şti ile gerçekleştirmiş olduğu ticari ilişki nedeniyle bu firmadan 48.000,00 TL bedelli ve 50.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkiline teslim edilmek üzere müvekkili çalışanı ... teslim edildiğini, ancak adı geçen çalışanın bu çekleri müvekkiline teslim etmediğini, bunun üzerine ilgili kişi hakkında sahtecilik ve dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkiline teslim edilmeyen bu çeklerden 30/05/2015 tarihli ve 50.000 TL bedelli olanın davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibine konu edildiğini, müvekkiline atfen çek üzerinde kullanılan kaşe ve kaşedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çekin ve ödenen paranın istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumetten reddi gerektiğini, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince sadece imza sahipleri tarafından sahteliğinin ileri sürülebileceğini, davacının keşideci tarafından ödenen paranın istirdadı talebinin yerinde olmadığını, müvekkilinin çekin meşru hamili olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; inceleme konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, davacının takip nedeniyle bir ödeme yapmadığı gerekçeleriyle davacının menfi tespit talebinin kabulüne, takibe konu 50.000 TL'lik çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, istirdat talebinin ise reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.
Davacı vekili, istinaf sebebi olarak; davanın açılmasında 10 gün sonra 22/06/2015 tarihinde keşideci ... şirketinin ödeme yaptığı ve çekin tahsil edildiğini, bu nedenle istirdat taleplerinin ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce konusuz kaldığını belirterek kararın menfi tespit yönünden onanmasını, istirdat yönünden ise red kararının kaldırılarak konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı vekili, istinaf sebebi olarak; davacının imza itirazının kabulünün mümkün olmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini, mahkemenin bu konudaki taleplerini değerlendirmeden karar verdiğini, davacının çalıştığı bankaların tespit edilerek buralardaki imza örneklerinin celbedilmesi ve birebir aynı imzayı içeren çeklerin ödenip ödenmediğinin araştırılmasını istediklerini, ancak mahkemenin bu konularda araştırma ve inceleme yapmadığını, davacının istirdat talebinin haklı olarak reddedildiğini, bu kısmi redde ilişkin olarak lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Davalı tarafından davacı ve dava dışı kişiler aleyhine dava konusu 50.000 TL bedelli çeke dayalı olarak 11/06/2015 tarihinde kambiyo senetlerine özgü yolla İstanbul ....İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, icra dosyasına 11/06/2015 tarihinde çekin keşidecisi ve takip dosyasında borçlu gözüken dava dışı ... Ltd.Şti tarafından 50.165,00 TL ödeme yapıldığı, icra doyası içinde bulunan belgedir başlıklı 10/08/2015 tarihli belgede, dosya borcunun tamamının ödenerek sona erdiğinin belirtildiği görülmüştür. Takip ve dava konusu çekin 30/05/2015 keşide, 50.000,00 TL bedelli, keşidecisinin ... Ltd.Şti, lehtarın ise davacı olduğu, sonraki cirantanın ..., hamilin ise davalı olduğu, ... ayrıca senet ön yüzünde avalimdir açıklamasıyla imza olduğu görülmüştür.Yargılama sırasında alınan 11 Kasım 2016 tarihli bilirkişi raporunda; takip ve dava konusu çekin arka yüzünde yer alan davacı adına atfen atılı birinci ve üçüncü ciro imzalarının davacının eli ürünü olmadığı yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. Dosyaya sunulan faktoring sözleşmesinin incelenmesinde; ... ile davalı ... şirketi arasında düzenlendiği, dava konusu çekin de sözleşme ekinde yer aldığı görülmüştür.
GEREKÇE
Dava,
İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve çekin istirdadı talebine ilişkindir.
Davacı taraf, çalışanının teslim etmesi gereken çeki müvekkiline teslim etmediğini, bu çekin davalı tarafından icra takibine konu edildiğini ve çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı, ayrıca dava konusu çekin bedelinin ödendiği anlaşılmıştır. Mahkemece, menfi tespite hükmedilmesi isabetlidir. Yine çekin istirdadı talebi konusunda koşulları oluşmadığından red kararı verilmesi de yerindedir. Zira davacı taraf, dava konusu çekin istirdadı için hamili bulunduğu çekin rıza dışı elinden çıktığı ve davalının iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğu hususlarını usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır. Bu yönler itibariyle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir.
Davalı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; istirdat talebi reddedilmiş olup bu talep yönünden davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davacı vekilinin istinaf talebinin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.