9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2020/8958 E. , 2021/2394 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler katılan kurum vekili tarafından verilen beraat hükümlerine, sanık müdafii tarafından lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olarak temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1..5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli olması, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/05/2015 gün ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 sayılı kararında da açıklandığı üzere kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması nazara alındığında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, icra dosyalarında borçlu olarak gözüken kişilerin tespit edilerek faiz karşılığı sanıktan ödünç para alıp almadıkları konusunda tanıklıklarına müracaat edilmesinden, hangi beyan ve delillere neden üstünlük tanındığının, vergi tekniği raporuna neden itibar edilmediğinin karar yerinde tartışılmasından, sanığın vergi müfettişine, soruşturma ve kovuşturmada takibe konu senetlerin kaynağına ilişkin çelişkili beyanlarda bulunmasına karşın bu çelişkilerin sorularak giderilmesinden, sanığın suça konu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerinin istenilerek tefecilik yapıp yapmadığı ve savunmalarının hususunda bilirkişiden rapor aldırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun zincirleme şekilde tefecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
2.Hüküm celsesinde 5271 sayılı CMK'nın 216/1. maddesi gereğince ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada sözün önce katılan vekiline, sonra sanık ve müdafiine verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Kabule göre de; a-Gerekçeli kararda kamu davasına konu iddianame olarak iade edilen iddianamenin gösterilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması, b-Uygulama maddesi olan CMK'nın 223/2-e maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, c-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılan kurum vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 18.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.