9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2020/4569 E. , 2021/2517 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanma
Hüküm : Mahkumiyet(ayrı ayrı)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin dosya kapsamına göre sanık ... yönünden son görevlendirmenin gerçekleştirildiği 03/06/2008 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın işlediği kabul edilen görevi kötüye kullanma suçunun TCK'nın 257. maddesinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi kabul edilen 03/06/2008 günü ile temyiz inceleme tarihi arasında bu sürenin durma süreleri de eklendiğinde gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2.Sanık ... ve sanık ...... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanık ... ile sanık ...... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2008.2012 yılları arasında Batman Belediyesinde görevli sürekli işçilerden 18 kişinin Belediye eski başkanı, başkan yardımcıları olan sanıklar tarafından zabıta müdürlüğünde görevlendirildikleri ve fiilen bu görevi yürüttükleri, Belediye Zabıta Yönetmeliği 41. maddesine aykırı olarak şahısların 6 aydan uzun süreli görevlendirildiği ve memur olmadıkları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ilgili maddede bahsi geçen kamu zararını mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması biçiminde tanımladığı, bu doğrultuda sanıkların mevzuata aykırı işlemlerle zabıta alımı yapmalarının suçun kamu kaynağında eksilmeye yol açma şeklinde işlenmesi olduğu, bu sebeplerle sanıkların görevi ./.. kötüye kullanma suçunu işledikleri kabul edilmiş ise de;
Sanıkların görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilen “Belediye Zabıta Yönetmeliği 41. maddesine aykırı olarak memur olmayan 18 kişinin 6 aydan uzun süreli olarak zabıta müdürlüğünde görevlendirilmeleri” şeklindeki eylemlerinde, dosya kapsamına göre görevlendirilen kişilerin belediye işçi kadrosunda çalışmakta olduklarının anlaşılması, bu görevlendirme nedeniyle maaşlarında bir artış ya da başka bir menfaat temin edildiğine dair bir tespitin bulunmaması dikkate alındığında, görevi kötüye kullanma suçunun objektif cezalandırma şartları olan "Kamu zararı", "Kişi mağduriyeti" veya "Kişilere haksız menfaat sağlama" koşullarından birinin gerçekleşmediği ve sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, zabıta alımı yapılmasının kamu kaynağında eksilmeye yol açma şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen hatalı gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de,
a)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin dosya kapsamına göre sanık ...... yönünden son görevlendirmenin gerçekleştirildiği 10/01/2012, sanık ... yönünden son görevlendirmenin gerçekleştirildiği 26/11/2010 tarihleri yerine 2008 olarak gösterilmesi,
b)Hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Yasa'nın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
c)Sanıklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezaları adli para cezasına çevrildiği ve yasal olanak bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması,
d)Yüklenen suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında, 53/5. maddesi uyarınca, cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... ile sanık ...... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 25/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.