7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili özetle; müvekkilinin, davalı şirkette 10.3.2008 tarihinde tır şoförü olarak çalışmaya başladığını, 15.05.2020 tarihinde baskı ile haksız bir şekilde işten çıkarıldığını, 10.03.2008 tarihli Adi Araç Satış Sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile , müvekkilinin borçlandırıldığını ve davalının sebepsiz zenginleştiğini, Sözleşmeye göre, davacı, ...... plakalı çekici 90.000,00 EURO bedele ve ...... plakalı dorse 20.000,00 euro bedele olmak üzere toplam 110.000,00 euro bedel borçlandırıldığını, müvekkilinin bu sözleşmeyi işe girmek için imzaladığını, aynı gün davalının hesabına ödeme yaptığını, sözleşmenin kanunlara uygun yapılmadığını, geçersiz olduğunu, müvekkilinin işten dolayı para kazanamadığını bu nedenle yaptığı ödemeleri davalıdan istediğini ancak geri ödemenin olmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik ve belirsiz dava olarak; 1.000,00 TL bakım ve masraf alacağı, tam eda davası olarak 968.000,00 TL ( 110.000,00 EUROX 8,8 TL) araç bedeli alacağı olmak üzere toplam 969.000,000 TL nin avans faizi,masraf ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının davalı Şirkette SGK lı olarak, ilk 15.03.2008-30.06.2010 tarihleri arasında çalıştığını, 01.07.2010-16.12.2010 tarihleri arasında ise, davalı ile aynı grup bünyesinde olan dava dışı < ..... Yapı Endüstri ve Tic.A.Ş> de çalıştığını, devamla 17.12.2010--06.02.2014 tarihleri arasında SGK lı olarak Davalı Şirkette çalıştığını, 06.02.2014 günü emeklilik nedeni ile işten ayrılmak istediğini yazılı olarak beyan ettiğini ve aynı gün "8" koddan "emeklilik" nedeni ile SGK çıkışının yapıldığını, davacının emeklilik sonrası 07.01.2020 günü tekrar iş başı yaptığını, 15.05.2020 günü "3" nolu koddan "istifa" nedeni ile iş akdinin fesih edildiğini, müvekkili şirketin, Davacı ... nin ....... bank ........ şubesinde bulunan hesabına 21.05.2020 günü açıklaması ile 77.087.TL, açıklaması ile 107.058.TL havale ettiğini, taraflar arasındaki akid, 4857 sayılı dan kaynaklanmakta olup, 7036 sayılı nun "5" maddesine göre görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, ayrıca davacı 06.02.2014 tarihli imzaladığını, bu belge metninde Davalı ......... eylemiş ve beyan ettiğini, yine davacının 15/05/2020 tarihli feragatname imzaladığını, bu belgenin metninde beyan ile Davalı ......... eylemiş ve beyan ettiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sebepsiz zenginleşme nedeniyle belirsiz ve tam eda davası niteliğindeki alacak talebinden ibarettir.
Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-c)
Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 4. ve 5.maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Oysa ki dava konusu ihtilaf ne Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir ihtilaftır ne de şoförlük yapan davacı tacirdir. Hal böyle olunca, iş bu davada mahkememiz görevli olmayıp görevli mahkeme genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu durumda somut davada göreve ilişkin dava şartı eksikliği bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesisi uygun görülmüştür.
1.Mahkememizin görevsizliğine, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle iki hafta içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevdiine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
2.HMK'nun 20. ve 331/2. maddeleri uyarınca iş bu kararın kesinleşmesine müteakip yasal süresi içerisinde talep üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,
3.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, (ihtarat yapıldı)
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342. Maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2021 Başkan ... ¸(e-imzalıdır) Üye ... ¸(e-imzalıdır) Üye ... ¸(e-imzalıdır) Katip ... ¸(e-imzalıdır)