2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/12763 E. , 2021/20842 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/274-300 27/11/2010 tarih; 06/12/2008 gün 144-234, 23/09/1974 gün 224-408 ve 16/04/1973 gün 213-345 sayılı kararlarında açıkça vurgulandığı üzere temyiz süresinin geçirilmesinden sonra eski hale getirme başvurularını değerlendirme yetkisinin Yargıtay'da olduğu belirtilmiştir.
Sanığın 03/01/2007 tarihli dilekçesi ile yokluğunda verilen mahkeme kararının, usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle temyiz talebinde ve eski hale getirme talebinde bulunduğu, sanığın yargılama sırasında yakalama kararı üzerine Ödemiş Sulh Ceza Mahkemesince savunmasının alındığı 23/06/2004 tarihli oturumda, adresinin "...No:.../A ..." olduğunu beyan ettiği, gerekçeli kararın ise "... No:.../a" adresine tebliğe çıkarıldığı ve... sokağın bulunmadığı gerekçesiyle iade edildiği, tebligat evrakına ekli müzekkerede ise adresin "...No.../a" adresi olarak yazılı bulunduğu, kolluk tarafından yapılan araştırmada... açılmamış sokak olduğu, adresin...no ../A... adresi olabileceği ihtimaline karşı yapılan araştırmada... 28 numaranın bulunmadığının tespit edildiği, yapılan araştırmada sanık adına kayıtlı olan farklı bir adres bulunduğu, ilgili adrese çıkarılan tebligatında öyle bir adres bulunmaması nedeniyle tebliğ edilemesi üzerine mahkemesince ilanen tebliğ yapıldığı, sanığın savunmasında belirttiği adrese çıkarılmış bir tebligatın bulunmaması nedeniyle eski hale getirme ve temyiz isteminin kabulünün gerekeceği düşüncesiyle yapılan incelemede;
Sanığın belirlenemeyen bir zamanda müştekinin ikametinin 1. kat penceresini zorlamak suretiyle açarak içeri girip, 1 adet kol saati ve çeşitli eşyalarını çalması şeklinde gerçekleşen eylemine ilişkin sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, yapılan uyarlama sonucu mahkemesince sanık hakkında TCK’nın 142/1-b, 143. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b ve 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve 765 sayılı TCK’nın 102/3,104/2 maddesinde belirtilen 10 yıllık asli zamanaşımı süresinin, 15/11/2005 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.