(Kapatılan) 13. Ceza Dairesi
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/30497 E. , 2012/12724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Hükümlüler ... ve ... haklarında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlüler ... ve ... haklarında kurulan 05.11.2002 gün ve 2001/792-2002/774 sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'ya ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...’ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, ... ve ... haklarında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, hükümlüler müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca; önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenip lehe olan yasanın denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilerek, öncelikle Yargıtay 10.Ceza Dairesi'nin 17.10.2005 tarih ve 2004/3685-2005/13026 sayılı ilamında yer alan (1) numaralı bozma nedeni göz önüne alınarak mahallinde yeniden ve usulüne uygun olarak keşif yapıldıktan ve bilirkişi raporu alındıktan sonra, suça konu bilgisayarın suç tarihi itibariyle değerinin de uzman bilirkişi tarafından belirlenmesini müteakip eylemin şahsi çeviklik sergilenerek gerçekleştirildiğinin kabulü halinde sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 493/2-son maddesi yanında, suça konu bilgisayarın belirlenecek değerine göre 765 sayılı TCK'nın 522. maddesinin de uygulanma koşulları tartışılıp bir bütün olarak 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca uygulama yapıldıktan sonra sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK uygulamasında 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanı sıra uzlaşmaya tabi olan birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141; 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 223/2, 230/2, 289/1-9. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının; sanıkları, mağdurları, C.Savcısını ve herkesi inandıracak ve de Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için; mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianın, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan önceki hükme atıfla gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
2.Tutuklulukta ve nezarette geçirilen sürelerin hem 765 sayılı TCK'nın 40, hem de 5237 sayılı TCK'nın 63. maddeleri uyarınca hükmolunan hapis cezasından mahsubuna karar verilerek karma uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.05.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.