(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21885 E. , 2013/5990 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
1.Sanık hakkında 2000 yılına ait doğrudan gelir desteği ödemeleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik olarak yapılan temyiz isteminin incelemesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın 2000 yılında pamuk üretimi yapmadığı halde ... köyü 438 parsel sayılı taşınmazda pamuk üretimi yapmış gibi çiftçilik belgesi ve fatura temin ederek Tarım Müdürlüğüne başvurduğu, yargılama sırasında ilgili yıla ait pirimin ödenip ödenmediğine dair müzekkereye verilen cevapta sanığın 23.08.2006 tarihinde 3660,62 TL primi ... ... şubesinden çektiği anlaşıldığı, dolandırıcılık suçunu unsurlarının gerçekleştiği gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK.nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezasının tayininde takdir olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız yararın iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan haksız elde edilen yararın iki katının esas alınması sonucunda fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan gün adli para cezasına ilişkin kısımların tamamen çıkartılarak yerine ''sanığın, 3.660,62 TL olan haksız menfaat miktarı karşılığı 366 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
TCK'nın 62/1.maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 305 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den hesap edilerek neticeten sanığın 6.100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Sanık hakkında 1999 yılına ait doğrudan gelir desteği ödemeleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan kurulan ortadan kaldırma kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
21.09.2000 olan suç tarihinden 27.05.2008 olan hüküm tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine, 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2.maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Yasanın 322.maddesine göre hüküm fıkrasından bu kısmın çıkartılarak yerine "kamu davasının 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 5271 sayılı CMUK'un 223/8 maddeleri gereğince DÜŞMESİNE" cümlesi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.