Esas No
E. 2022/1972
Karar No
K. 2022/1743
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ

(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N

E S A S T A N R E D D İ)

(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N

E S A S H A K K I N D A K A R A R)

ESAS NO: 2022/1972
KARAR NO: 2022/1743

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN:

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/09/2022

ESAS-KARAR NUMARASI : 2022/9 E.-2022/758 K.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda araştırma yapılmış olmasına göre,

İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. II-Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

İlk derece Mahkemesince davacının sadece tapu iptal tescil talebinde bulunduğu, tazminat talebinde bulunmadığı gerekçesiyle tapu iptal tescil talebiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi kurulu raporunda, davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife borcu bulunmadığı, dava konusu taşınmazın iflas tarihi 19.06.2012 tarihi itibariyle değerinin 155.000,00 TL. olduğu tespit ve görüşü bildirilmiştir.

Dairemizin 15.12.2021 tarih ve 2021/2142 E., 2021/1951 K. tarihli kararında belirtildiği üzere; kooperatifçe bir konutun ortağa tahsisi ortağa şahsi hak sağlar. Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır. Bu hak ortağa ayni hak bahşetmez.

Öte yandan İİK'nın 198. maddesi, "Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290 ncı maddesi hükümleri mahfuzdur." hükmünü içermektedir.

Kooperatif ortağının kooperatife karşı sahip olduğu tahsise dayalı tapu iptali ve tescil isteme hakkı yukarıda belirtildiği üzere şahsi hak bahşettiğinden ayni hak sahibi üçüncü kişilerce ileri sürülebilecek masadan çıkarma istemini düzenleyen İİK'nın 228. maddesinin somut olayda uygulanma yeri bulunmamaktadır.

Dairemiz kararında gerekçeleri de belirtilerek, dava konusu bağımsız bölümün davacı ortağa tahsisinin davalı kooperatiften tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacı ortağa şahsi hak bahşettiği, ancak davalı kooperatifin iflasıyla artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü, taahhüdün aynen ifasının yani tapu kaydının devrinin tasfiye durumuna göre iflas idaresinin takdirinde olduğu, davacı ortağın borçlu olmadığının tespiti halinde İİK'nın 198. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği ancak artık para alacağına dönüşen alacağının kayıt ve kabul isteminde bulunabileceği değerlendirilerek iflas tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değeri belirlenerek davacının iflas masasına kaydı gereken alacağının tespit edilmesi ve bu tutarın kayıt kabulüne karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır.

Bu durumda İlk derece Mahkemesince, davacının ısrarla tapu iptali ve tescil istemini (mevzu para olmayan alacağı ile ilgili istemini) tekrarlamış olduğu ve iflas idaresince taahhüdün aynen ifasının reddedildiği gözetilerek, bilirkişi kurulunca taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenen değerinin kaydına karar verilmesi gerekirken,

İİK'nın 198. maddesindeki mevzuu para olmayan alacağın artık para alacağına dönüştüğüne ilişkin düzenleme göz ardı edilerek, davacının terditli tazminat isteminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Buna göre Dairemizce,

HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı tabii olduğundan, tapu iptali tescil istemi ile açılan davada taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden harcın tamamlanmış olmasının bu miktarın tahsili istemine yönelik olmadığı da göz önünde bulundurularak davanın tam kabulü yolunda karar verilmiştir.

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin diğer hususlara ilişkin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.09.2022 tarih ve 2022/9 E., 2022/758 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; "1-Davanın KABULÜNE, 155.000,00 TL.'nin davalı Müflis ... İflas Masasına kaydına,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL. karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırılan(1.366,20+4.184,00=) 5.550,20 TL.'den düşümü ile 5.469,50 TL.'nin davacıya iadesine,

3.Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL karar ve ilam harcı, 44,40 TL. başvurma harcı, 220,70 TL. istinaf yoluna başvurma harcı, 1.921,70 TL. ilk karar tarihine kadar yapılan yargılama gideri, ilk karar tarihinden sonra yapılan 274,30 TL. posta gideri, 51,50 TL. tebligat gideri, 1.700,00 TL. bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.293,30 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.200,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine," III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, IV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, 09.11.2022 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 09/11/2022 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE ISTINAFHUKUK CEZA Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmayıp, iflas masasına kaydı mümkün alacaklardandır.Anonim şirketlerde sermayenin korunmasını amaçlayan ve ancak hisse senetlerinin bazı istisnalar dışında şirketçe satın alınmasını yasaklayan, hisse senetlerinin başkasına devri suretiyle el değişikliğine imkan veren yapısı ve özelliği ile kooperatiflerin yapısı ve amacı aynı değildir. Anonim şirketlerde, hisse senetlerin, maliki olan ortakların kendi arasında veya dışarıdan birine devri mümkün ise de, çıkma mümkün olmayıp, sermaye payının ödenmemesi nedeniyle TTK'nın 482. maddesi uyarınca çıkarılma imkân dahilindedir. TTK'nın 379, 383, 384, 39 ve 389. maddelerinde şirketin, kendi hisse senetlerinin maliki olmasının mümkün olmadığı ve bunun istisnaları açıklanmıştır. Diğer anlatımla, ortakların hisse bedelini geri istemeleri mümkün olmadığı gibi, anonim şirketlerin de kendi hisse senetlerini geri alabilmeleri de mümkün değildir. Kooperatiflerden açık kapı ilkesi uyarınca istifa ve ihraç mümkün olup, çıkma payından kooperatif sorumlu olduğu gibi, üyenin konut karşılığı tazminat isteminden ve fazla ödemelerin istirdatı isteminden de sorumludur. Bu konuda yasa ve anasözleşmede bir boşluk bulunmamaktadır. Boşluk bulunmadığına göre, TTK'nın anonim şirketler ile ilgili düzenlemelerinin kıyasen uygulanmasına ihtiyaç da bulunmamaktadır. İflas halinde kooperatifin bu borca ilişkin sorumluluğu kaldıran bir hukuki düzenlemeye Kooperatifler Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmayıp, iflas masasına kaydı mümkün alacaklardandır. Anonim şirketlerde sermayenin korunmasını amaçlayan ve ancak hisse senetlerinin bazı istisnalar dışında şirketçe satın alınmasını yasaklayan, hisse senetlerinin başkasına devri suretiyle el değişikliğine imkan veren yapısı ve özelliği ile kooperatiflerin yapısı ve amacı aynı değildir. Anonim şirketlerde, hisse senetlerin, maliki olan ortakların kendi arasında veya dışarıdan birine devri mümkün ise de, çıkma mümkün olmayıp, sermaye payının ödenmemesi nedeniyle TTK'nın 482. maddesi uyarınca çıkarılma imkân dahilindedir. TTK'nın 379, 383, 384, 39 ve 389. maddelerinde şirketin, kendi hisse senetlerinin maliki olmasının mümkün olmadığı ve bunun istisnaları açıklanmıştır. Diğer anlatımla, ortakların hisse bedelini geri istemeleri mümkün olmadığı gibi, anonim şirketlerin de kendi hisse senetlerini geri alabilmeleri de mümkün değildir. Kooperatiflerden açık kapı ilkesi uyarınca istifa ve ihraç mümkün olup, çıkma payından kooperatif sorumlu olduğu gibi, üyenin konut karşılığı tazminat isteminden ve fazla ödemelerin istirdatı isteminden de sorumludur. Bu konuda yasa ve anasözleşmede bir boşluk bulunmamaktadır. Boşluk bulunmadığına göre, TTK'nın anonim şirketler ile ilgili düzenlemelerinin kıyasen uygulanmasına ihtiyaç da bulunmamaktadır. İflas halinde kooperatifin bu borca ilişkin sorumluluğu kaldıran bir hukuki düzenlemeye Kooperatifler Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 1163 sayılı Kanun’un 98. maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunu TTK md.480/3 K1163 md.23 K1163 md.98 K6102 md.480/3 İİK md.196 TTK md.482 TTK md.379 HMK md.361 K6100 md.352 HMK md.353 İİK md.228 HMK md.362/1 İİK md.198
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog