2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2022/14360 E. , 2022/21125 K.
"İçtihat Metni"TALEP EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TALEPTE BULUNULAN
DAİRE KARARI : Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 08/12/2014 tarihli
TALEPLE İLGİLİ
MAHKEME KARARI : Silifke Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2012 tarihli ve 2010/86 Esas ve 2012/239 Karar TALEPLE İLGİLİ OLAN
zarar verme
Sanık ... hakkında Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/62 numaralı iddianamesiyle açılan dava sonucunda Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2012 tarihli ve 2010/86 E., 2012/239 K. sayılı kararıyla sanığın TCK’nın 142/1-b, 143 ve 43/2. maddeleri gereğince hırsızlık suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün, TCK’nın 116/2-4. maddeleri gereğince iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 2 yıl 6 ay ve TCK’nın 151/1. maddesi gereğince mala zarar verme suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkûmiyetlerine dair kararın sanık tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 08.12.2014 tarihli ve 2013/33295 E., 2014/29327 K. sayılı kararı ile sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesinin ardından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2022 tarihli ve KD- 2022/134437 sayılı ve “Karar tarihinde sanığın ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu ve karar yokluğunda verilmiş ise de, sanığın yakalama ile savunmasının Kemer Asliye Ceza mahkemesinde 05.09.2010 tarihinde alındığı ve sanığın duruşmalardan vareste tutulmayı talep ettiği, gerekçeli kararın sanığa cezaevinde 30.04.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın süresinde sonra 29.05.2012 tarihli temyiz talebinde bulunduğu, Cumhuriyet Başsavcılığımızca temyiz talebinin reddine ilişkin tebliğname düzenlendiği ve Yargıtay 2. CD.’nin 08.12.2014 tarihli ve 2013/33295 E., 2014/29327 K. sayılı ilamı ile süresinden sonra yapılan temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Sanığın dilekçe ile başvurusu üzerine mahallinde yapılan incelemesinde, hükümlü ...’un gerekçeli kararın kendisine 30/04/2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine süresi içerisinde, başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile 07/05/2012 tarihli temyiz talepli dilekçe verdiği, ancak bu dilekçenin cezaevi infaz görevlisi tarafından sehven ...
1.Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği ve temyiz dilekçesi ekli cezaevi yazısının 24.05.2012 tarihinde ...
1.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından açıldığı ve sehven gönderilen yazıya uyap sisteminden aynı gün içerisinde “dilekçe mahkememize yanlış gelmekle işlemsiz iade edildi” notu yazılarak uyap üzerinden ceza infaz kurumumuza iade edildiği, iade edilen yazının 25/05/2012 tarihinde İnfaz görevlisi tarafından Muhabere evrakı olarak kayıt edildiği ve işlemsiz kaldığı tespit edilmiştir. İtiraza konu uyuşmazlık sanığın süresi içerisinde temyiz talebinde bulunup bulunmadığı ve Dairenin temyiz talebini esastan inceleyip incelemeyeceğine ilişkindir. Aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca sanık ... Uygar lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir. Sanık ...’un yokluğunda verilen karar başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile 30/04/2012 tarihinde tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde 07/05/2012 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunduğu halde bu dilekçesi sehven başka yer mahkemesine gönderildiği ve inceleme dışı bırakıldığı, daha sonra sanığın yine bulunduğu cezaevi aracılığı ile 29/05/2012 tarihli temyiz dilekçesinin gönderildiği ve Cumhuriyet Başsavcılığımızca süresinden sonra yapılan temyiz talebinin reddine ilişkin tebliğname düzenlendiği ve Yargıtay 2. CD.’nin 08/12/2014 gün ve 2013/33295 E – 2014/29327 K sayılı ilamı ile süresinden sonra yapılan temyiz talebinin reddine karar verilmek suretiyle sanığın süresi içerisinde, 07/05/2012 tarihli temyiz dilekçesi incelenmemiştir.” şeklindeki gerekçe ile Dairemizin kararına karşı sanık ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmasının ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2022 tarihli ve KD-2022/ 134437 sayılı itirazı üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Sanığın yokluğunda verilen ve başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 30.04.2012 tarihinde tebliğ edilen hükümleri kanuni süresi içinde 07.05.2012 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği; ancak temyiz dilekçesinin sehven ceza infaz görevlisi tarafından ...
1.Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, sehven gönderilen yazı üzerine UYAP üzerinden aynı gün “dilekçe mahkememize yanlış gelmekle işlemsiz iade edildi” notu ile ceza infaz kurumuna iade edilmesine karşın, iade edilen yazının 25.05.2012 tarihinde muhabere evrakı olarak kayıt edilip, işlemsiz bırakıldığı, bu itibarla sanığın süresi içinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2022 tarihli ve KD-2022/134437 sayılı İTİRAZININ KABULÜNE ve Dairemizin 08.12.2014 tarihli ve 2013/33295 E., 2014/29327 K. sayılı sanık hakkındaki ret kararının KALDIRILMASINA karar verilerek ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli ve 6/94-133 sayılı kararında da belirtildiği üzere Dairemizin 08.12.2014 olan ret kararı tarihi ile 19.12.2022 olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edildiği tarih arasında zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1.Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ve temyiz dışı sanıkların katılan ...'un işlettiği BMC servisinde bulunan birden çok müştekiye ait araçlardan yakıt, bilgisayar ve bir araç çalması şeklindeki eyleminde servisteki araçların birden çok kişiye ait olacağını bilecek durumda olması nedeniyle katılan sayısınca mahkûmiyeti yerine 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında TCK'nın 142/1-b, 143 maddeleri gereğince hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 43/2. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılması sonucu 3 yıl 20 ay 7 gün hapis yerine, 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına karar verilerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında TCK'nın 142/1-b, 143. maddeleri gereğince hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının, aynı Kanun’un 43/2. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılması sonucu bulunan sonuç cezanın 3 yıl 20 ay 7 gün hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Olay tarihinde sanık ve temyiz dışı sanıkların katılan ...'un işyerinin pencere demirlerini kırıp işyerinden bilgisayar, bir adet araç ve farklı katılanlara ait araçlarından mazot, yağ gibi yakıt çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle TCK'nın 3/1.maddesinde öngörülen ''suç işleyen kişinin işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı'' bir yaptırımla cezalandırılması gerektiği ilkesi ve aynı kanunun 61. maddesinde belirtilen ''suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı” göz önünde bulundurularak mala zarar verme suçundan hakkaniyet ölçütlerine uygun ceza belirlenmesi yerine üst sınıra yakın ceza verilmesi, ayrıca hırsızlık suçunda temel cezanın yarı oranında artırılarak belirlendiği halde, mala zarar verme suçunda da 6 katına yakın olarak belirlenmek suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.