Esas No
E. 2021/341
Karar No
K. 2023/343
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2021/341 K. 2023/343 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2021/341, K. 2023/343, T. 11.04.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2021/341
Karar No
2023/343
Karar Tarihi
11.04.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/341 Esas
KARAR NO: 2023/343
DAVA: İstirdat (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 16/10/2019
KARAR TARİHİ: 11/04/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 11/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat ( Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava, ödenen bono bedelinin istirdatı/menfi tespiti talebine ilişkindir.

Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalıdan borç para almadığını, senet düzenlemediğini, davalı ile 2012 yılından bu yana görüşmediğini 2015 yılı düzenleme tarihli bonoyu imzalamasının mümkün olmadığını, davalı ve kardeşlerinin borcunu ödediğini, davalının dairesini kendisine devretmeyi teklif ettiğini ve daireye karşılık teminat olarak 85.000-TL bedelli senedi verdiğini, davalının senedi iade etmediğini, söz konusu senedi ise , daireden doğabilecek hiçbir şeyden sorumlu tutulmayacağı yönünde 05.06.2011 tarihli tutanağı imzalayarak senedi hükümsüz kıldığını, bononun teminat amacıyla, davalının üçüncü kişilere devrettiği daireye ilişkin verildiğini, dairenin devredilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığını, davacının verdiği borçla davalının kendisine daire aldığını ve sonra bu daireyi üçüncü kişiye devrettiğini, senette tahrifat yapıldığını, 2012 yılından sonra davacı ile davalının bir daha bir araya gelmemesi nedeniyle senedin bu tarihten sonra düzenlenmesinin imkansız olduğunu savunarak davanın kabulüne karar verilmesi ile icra dosyasına ödenene paranın istirdatını talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesi ile özetle; davacının icra takibi sürecinde imzaya itiraz ettiğini, imzanın davacı eli ürünü olduğunun rapor ile tespit edildiğini, dava konusu senedin tanıklar huzurunda imzalanarak kendilerine verildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, yazılı delil başlangıcı mevcut olmayan dava kapsamında davacının tanık dinletme talebinin reddi gerektiğini, icra dosyasına yatırılan paranın kendilerine ödenmediğini bu nedenle istirdat davası açılması için gerekli şartların oluşmadığını, icra dosyasına yatırılan paranın kendilerine ödenmemesi yönündeki tedbir kararının kaldırılmasını ve tedbir sebebiyle uğranılan zararın tazmini gerektiğini savunarak, davacının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davaya konu bono düzenleme tarihi üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı, bononun teminat olarak verilip verilmediği hususlarına ilişkindir.

İstirdat davası,

İİK.nın 72. Maddesinde düzenlenmiş olup; işbu dava icra takibinin kesinleşmesi dolayısıyla cebri icra tehditi altında borçlu olmadığı bedeli ödeyen tarafça ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde istirdat davası açarak ödenen paranın iadesini talep edebilir. Ödemenin 16.10.2019 tarihinde cebri icra tehdidi altında icra dairesine yapıldığı, dava tarihinin ise görevsiz mahkemede 16.10.2019 olduğu, istirdat davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. İşbu dava dosyası, Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ve ... K. sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiştir. Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarihli kararı neticesinde verilen ihtiyati tedbir kararının İstanbul Bam ...HD.nin ... E .- ... K. sayılı kararı ile kaldırıldığı anlaşılmıştır.

Davamızın konusu olan ve davacı aleyhine, davalı ... tarafından başlatılan Bakırköy ...İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde, takip dayanağının 02.11.2015 keşide, 02.11.2016 vade tarihli ve 85.000-TL bedelli bono olduğu, bononun keşidecisinin davacı ..., lehtarının ise davalı ... olduğu, 16.10.2019 tarihinde davacı borçlunun 141.688,95-TL tutarında borcunu ödediği ve dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmıştır.

Senette tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ... soruşturma numaralı bilirkişi raporu ile senet üzerindeki düzenleme, bedel ve keşide tarihlerinin aynı nitelikte bir kalemle, senetteki ... , SeksenBeşBin TL, ... ve iki adet borçlu imzasının ise aynı nitelikte kalemle yazılmış olduğu tespit edilmiştir.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası çerçevesinde; davacı/şikayetçinin başvurusu sonucunda davalı/şüpheli hakkında bedelsiz senedi kullanma, resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma yürütüldüğü, soruşturmaya esas senedin, davamız konusu 02.11.2015 keşide, 02.11.2016 vade tarihli ve 85.000-TL bedelli bono olduğu, senet üzerinde yapılan inceleme neticesinde Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ... sayı ve ... tarihli rapor ile söz konusu senette herhangi bir ilave, silinti, kazıntı, sürşarj yolu ile tahrifat yapıldığını gösterir bulguya saptanmadığının tespit edildiği ve Kovuşturma Yapılmasına Yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.

05.06.2011 tarihli belgenin incelenmesinde; belgenin dava dışı ..., ..., ... tarafından imzalandığı, "85.000-TL daire için, 15.000-TL arabadan, 10.000-TL ... alınan para karşılığında ... liste fiyatına mal alınacaktır. Toplam tutar: 110.000-TL Listeden hesaplanıp ürün verilecektir. Masraflar düşülmüştür. Bu daireden doğabilecek hiçbir şeyden ... sorumlu değildir." ifadelerinin yer aldığı görülmüştür.

Davacı tarafça dosyaya sunulan ... tarihli uzman raporu ile; bono vade tarihi kısmındaki "..." kısmındaki "..." rakamının oldukça kalın, ... hat üst üste gelecek biçimde ...den "..."ya çevrilmiş görünümde olduğu, aynı hususun ödeme tarihi kısmında yazılı "..." rakamı içinde geçerli olduğu, düzenleme tarihinde ise bonoda mevcut basılı "..." rakamının yanına tarih yazıldığı ve "..."ifadesinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Tahrifat iddiasına ilişkin mahkememizce alınan ... Fakültesinde uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor ile vade ve ödeme tarihindeki "..." rakamlarının "..." rakamından tahrif edilmediği, kalınlaşmanın mevcut olduğu fakat bunun tahrifat için yapılmadığı, ... rakamına ait çıkıntının "... " rakamının kavisli gövdesinde tespit edileceği, düzenleme tarihinde değişiklik yapılması halinde ise "..." rakamının "... " rakamına dönüştürülmesinin açıkça belli olacağı fakat böyle bir tahrifatın bulunmadığı tespit edilmiştir.

Davacının, müşteki sıfatı ile verdiği kolluk ifadesi ile dava dışı ... , ..., ... ve ....’ün kardeş olduğunu, aynı zamanda kendisinin akrabası olduklarını, ... , ... ve ...’ın firma kurarak, tekstil işi yaptığını, işleri çerçevesinde yazdıkları çekler nedeniyle borçlu olduklarını, borçlarını ödeyememeleri, kendisinin maddi durumunun iyi olması, aynı zamanda akrabaları olan dosyamız davalısı ...’ün talebi üzerine, borçlarının 245 bin TL’si için kefil olduğunu, bu kapsamda 150 bin tl nakit parayı kendisinin verdiğini, 85 bin tl’nin ...’ün dairesi, 15 bin TL’nin ise ...’e ait araçla ve ... ’ten alınan 10 bin tl ile tamamlandığını, 245. Bin TL ödeyerek çekleri firmanın alacaklılarından teslim aldığını beyan etmiştir.

...’ün kendisine ait daireyi üç ay sonra devretmek karşılığında kendisinden 85.000-TL bedelli bonoyu aldığını, ...’ün 1 yıl sonra kendisine gelerek kardeşlerinin onlara verdiği 85.000-TL’yi ödemediğini söylediğini, kendisinin parayı neden ödediklerini sorduğunu, bunun üzerine ... ve ...’ün, parayı sen öde biz sana çeklerin günü geldiğinde ödeme yaparız dediğini, bunun üzerine ...’e 30.000-TL ve 35.000-TL bedelli iki çek verdiğini, 85.000-TL bedelli senedini geri almak istediğinde ise ....’in senedi ertesi gün teslim edeceğini söylediğini, mesuliyet almamak için daire için kefilliğinin kalmadığına dair 05.06.2011 tarihli belgeyi düzenlendiğini, borçlarının ödenmemesi nedeniyle elinde bulunan ... tarafından düzenlenmiş çeklerin tahsili için icra takibi başlattığını, bunun üzerine ...’ün kendisine saldırdığını ve 2012 tarihinden itibaren kendisi ile iletişiminin olmadığını, senedin keşide ve vade tarihinin değiştirildiğini beyan etmiştir.

Davalı ... ise 14.10.2019 tarihli kolluk ifadesinde; senedin teminat için tarafına verilmediğini, davacıya nakit ve borç olarak verdiği 85.000-TL’nin karşılığı olarak imzalanarak kendisine verildiğini beyan etmiştir.

Somut olayda; davacı öncelikle bono düzenleme ve vade tarihi üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasını savunmuş olmakla, dosyaya sunduğu uzman raporu ile düzenleme tarihine ilişkin bir tahrifatın tespit edilmediği, sadece vade tarihine ilişkin olarak ve "2016" yılının "2011" yılı ibaresinin tahrif edildiği tespit edilmiştir.

Mahkememizce üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor ile ise düzenleme tarihinde ve vade tarihinde tahrifatın söz konusu olmadığı tespit edilmiştir. Dosyada tahrifatın mevcut olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumundan daha önce alınan rapor ile de söz konusu bonoda bir tahrifatın mevcut olmadığı tespit edildiğinden, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği ve tahrifat iddiasının ispat edilemediği değerlendirilmiştir.

Davacının diğer iddiası, söz konusu senedin, davacıya verdiği borç karşılığı davacı tarafından kendisine devredileceği taahhüt edilen daireye ilişkin teminat senedi olarak verildiği yönündedir. Davacı, 05.06.2011 tarihli tutanak ile yazılı delil başlangıcının oluştuğunu savunmakla, söz konusu tutanağın davalı elinden çıkmadığı, bu halde davalı aleyhine yazılı delil başlangıcı ihtiva etmesinin uygun olmadığı, bununla birlikte söz konusu tutanağın bononun dairenin teminatı olarak verildiği iddiasını muhtemel kılar nitelikte bir ifade de içermediği anlaşıldığından, davacının tanık dinlenmesi yönündeki talepleri yerinde görülmemiştir.

Davacının, bononun teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispat etmesinin gerekmesi, dayanak olarak gösterilen 05.06.2011 tarihli tutanakta söz konusu bonoya açıkça atıf yapılmamış oluşu, söz konusu bononun teminat senedi olduğunu gösterir herhangi bir delilin dosyada mevcut olmayışı çerçevesinde davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili, mahkemece icra veznesine yatırılan paranın kendisine ödenmemesi yönündeki tedbir kapsamında zarara uğradığını, söz konusu tedbir kararının istinaf mahkemesi tarafından kaldırıldığını, paranın kendisine geç ödenmesi nedeniyle zarara uğradığını, davalının gümüş işiyle uğraştığını, paranın ödenmesi halinde gümüşe yatıracağını beyan ederek, gümüş üzerinden belirlenen zarar miktarının kendisine ödenmesini talep etmiştir.

İİK.nın 72.maddesinin "... alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü çerçevesinde haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep edebilir. Bilirkişiden alınan 12.01.2021 tarihli rapor ile tedbiren ödenmeyen paranın Euro, Dolar, gümüş, altın ve mevduat hesabında değerlendirilmesi halinde edinilecek kazancı terditli olarak hesapladığı görülmüştür.

Davalı taraf gümüş işi ile uğraştığına dair dosyaya herhangi bir delil sunmadığından terditli olarak hesaplanan kalemlerin ortalaması alınarak hesaplanan 62.780,62-TL zararın İİK.72/4.maddesi kapsamında davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

Davalının haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğradığı zararın karşılığı 62.780,62-TL’nin tedbirin verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıdan alınıp davalıya verilmesine, söz konusu zararın varsa öncelikle davacının yatırdığı teminattan karşılanmasına, Kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90.-TL red karar harcının mahkememiz veznesine yatırılan 44,40.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına eksik kalan 135,5‬0.-TL 'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 22.253,34.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

5.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/04/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Ceza Ceza Hukuku 492 sayılı Harçlar Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog