Esas No
E. 2013/12803
Karar No
K. 2014/3176
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2013/12803 E.  ,  2014/3176 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2012/120327

MAHKEMESİ : İdil Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 01/02/2012

NUMARASI : 2011/149 (E) ve 2012/30 (K)

SUÇ: Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Şırnak ili İdil ilçesi için olay tarihinde güneşin 04:47'de doğduğu, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Mehmet Şirin Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde “saat 03:00 sıralarında sabah ezanı için gelen yaşlı birinin kendilerini dışarı çıkardığını açıklaması nedeniyle suçun kesin olarak işlendiği zamanın saptanamaması nedeniyle “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerekirken, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından suçun gece vakti işlendiği kabul edilerek 5237 sayılı TCY.nın 143 ve 116/4. maddeleri uygulanarak hüküm kurulması,

2.Katılanın 02/11/2011 tarihli duruşmada “olaydan sonra sanıklardan Mehmet' in babası gelerek özür diledi ve zararımı sordu, ben zararımın 100 TL'ndan vazgeçtim, 500 TL olduğunu söyledim, Mehmet'in babası bana 250,00 TL ödemede bulundu” beyan ettiği anlaşıldığından, kısmi iadenin ne zaman gerçekleştiği ve gerçekleşen kısmi iadeye rızası bulunup bulunmadığı katılandan sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK.nun 168/1-2-4. fıkralarının suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

3.5237 sayılı Kanunun 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan belirlenen 6 ay 20 gün hapis cezasının ve mala zarar verme suçundan 2 ay 6 gün hapis cezasının aynı Kanunun 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,

4.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; katılanın, suça sürüklenen çocuğa yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sabıkasız olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, gerekçede “katılanın dükkanındaki zararının 600,00TL olduğunu, bunun 100,00 TL'sından vazgeçtiğini, suça sürüklenen çocuklardan Mehmet Şirin'in babasıtarafından zararının 250,00 TL'nın giderildiğini ve bu çocuk yönünden şikayetinden vazgeçtiğini, diğer çocuğun ise dükkana hiç uğramadığını ve bu çocuk yönünden şikayetinin devam ettiğini beyan ettiği dikkate alınarak” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

5.Hırsızlık suçundan cezası ertelenen suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK.nun 51/3. maddesi uyarınca belirlenmesi gereken denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına mahkum olan suça sürüklenen çocuğun 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,

6.Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 151/1. maddesi yerine aynı Yasanın 116/2. maddesi olarak yazılması,

7.Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan ceza tayin edilirken, 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 10/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog