2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2013/15514 E. , 2014/4578 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2012/140063
MAHKEMESİ : Manyas Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2012
NUMARASI : 2012/25 (E) ve 2012/42 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1.Suça sürüklenen çocuğun , mağdurun işyerinin kapısını tornavida ile zorlamak suretiyle açarak içerden suça konu eşyaları çalması biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı yasanın 142/2-d maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayini ,
2.5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma drumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda uygulama koşulları da oluşmadığı halde aynı Yasanın 145.maddesiyle cezadan indirim yapılması,
3.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK.nın 142/2-d ve 143 maddeleri uyarınca hükmolunan 5 yıl hapis cezasının, aynı Yasanın145 .maddesi gereğince 1/4 oranında indirilmesi sırasında hapis cezasının 3 yıl 9 ay yerine 3 yıl 8 ay olarak yazılması ve diğer uygulamaların da bu ceza üzerinden yapılarak,sonuç cezanın, 6 ay 7 gün hapis cezasının paraya çevrilerek 3740 TL yerine ,6 ay 3 gün hapis cezasının paraya çevrilmesi sonucu 3660 TL olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini ,
4.Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olup olmadığı , bu fille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair rapor alınmadan,yazılı şekilde karar verilmesi,
5.Hüküm tarihinden önce ,01.03.2008 tarihli ve 26803 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5739 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 106.maddesi 4.fıkrasında yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilemeyeceği, ancak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin,suça sürüklenen çocuk tarafından adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
6.Suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı CMK.nun 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 20.02.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.