2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2012/29002 E. , 2013/20100 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2011/22944
MAHKEMESİ : Eyüp 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/05/2010
NUMARASI : 2008/2508 (E) ve 2010/1022 (K)
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.İddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmaya başlanması suretiyle 5271 Sayılı CMK'nın 191/1.maddesine aykırı davranılması,
2.Sanığın, müştekinin çalıştığı işyerine giderek masanın üzerinde bulunan cep telefonu ile çantasının içindeki parayı çalması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan “bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
3.Sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 51.maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilip edilmediği ile suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemeye kanaat gelip gelmediği hususlarının değerlendirilmesi gerektiği ve sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamın suç tarihinden sonra kesinleştiği bu nedenle ertelemeye engel teşkil etmediği gözetilmeden ve ayrıca sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması sırasında, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları olumlu olarak değerlendirildiği halde,“5237 Sayılı TCK 51 maddesi uyarınca sanığın daha önce hırsızlık suçundan 3 aydan fazla sabıkalı olduğu anlaşılmakla sanığa verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına,” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
4.Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde müştekinin, sanığa yüklenen hırsızlık suçundan doğan maddi bir zararının bulunmadığı ve sanığın adli sicil kaydındaki sabıkasına esas ilamın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken ve ayrıca sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması sırasında, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları olumlu olarak değerlendirildiği halde,“5271 sayılı CMK 231. madde gereğince sanığa verilen ceza kısa süreli ise de sanığın daha önceden de sabıkalı olduğu ve yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığı anlaşılmakla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” biçimindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5.Kasten işlemiş olduğu suçlardan hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 10/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.