Esas No
E. 2012/30679
Karar No
K. 2013/25038
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2012/30679 E.  ,  2013/25038 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2011/330699

MAHKEMESİ : Altunhisar Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 12/05/2011

NUMARASI : 2010/49 (E) ve 2011/40 (K)

SUÇ: Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıkların değişik zamanlarda kendi arazilerinden ve arazilerinin sınırındaki meradan kum aldıklarının saptandığı olaylarda, 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun 5177 Sayılı Kanun ile değişik 2-a maddesinde "inşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakılın” maden olarak kabul edildiği, anılan Kanun’un suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 12.maddesinin 5.fıkrasında "...bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir" hükmüne yer verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.1985 tarih, 1985/8-121 esas ve 1985/385 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanıkların mera zemininin altından kum almak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı, ancak suç tarihlerinden sonra 10.06.2010 tarihinde 5995 Sayılı Yasanın 6.maddesi ile 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesinin 5. fıkrasının değiştirildiği, buna göre; " ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup, el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır..." hükmüne yer verildiği, dolayısıyla söz konusu değişiklik sonrasında sanıkların eylemlerinin suç olmaktan çıkıp sadece idari yaptırımı (para cezasını) gerektirdiği anlaşılmakla; 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24.maddesinin "kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir" biçimindeki hükmü karşısında, 5326 Sayılı Kanun’un 20/3.maddesindeki sekiz yıllık zamanaşımı süresi de göz önüne alınarak sanıkların üzerlerine atılı kabahat fiilinden dolayı bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.