Esas No
E. 2021/5950
Karar No
K. 2023/1745
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/5950 E.  ,  2023/1745 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 05.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ...

4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/189 Esas, 2017/148 Karar sayılı dosyasında terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla ile yargılandığını ve beraat ettiğini, yargılama süresi içerisinde 28.11.2016 - 20.12.2016 tarihleri arasında tutuklu kaldığını beyan ederek 500.000,00 TL manevi, 100.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 06.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat miktarının yüksek olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

3.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2018 tarihli ve 2018/110 Esas, 2018/363 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/189 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi;

1.Avukatlık ücretinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,

2.Davacının maddi zararının yalnızca gözaltı ve tutuklama dönemine ilişkin olmayıp, işini kaybettikten sonraki maddi zararların da ödenmesi gerektiğine,

3.Manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacının ... Üniversitesi bünyesinde Özel Güvenlik Görevlisi iken FETÖ/PDY örgütü mesuplarının kullandığı bylock programını kullandığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açıldığı, 24.11.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 28.11.2016 tarihinde gözaltından çıkartıldığı, 28.11.2016 tarihinde tutuklandığı, 20.12.2016 tarihinde tahliye edildiği, ...

4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/189 Esas, 2017/148 Karar sayılı dosyasında beraatine karar verildiği, beraat kararının 03.11.2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, gözaltında ve tutuklu kaldığı süreleri başka mahkumiyetten mahsubuna dair bir bilginin dosyada bulunmadığı tespit edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/8-2 E 2007/63 K sayılı kararında da hükmedildiği üzere bu tür davalarda manevi zarar, haksız yakalama veya tutuklamaya maruz kalan kişilerin salt bu yüzden duydukları üzüntü ve acıya karşılık olup, mahkemece bu zarar tayin ve takdir edilirken, hukukun genel prensiplerinden hareketle, davacının duyduğu acı ve üzüntünün derecesi, haksız olarak tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süre, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının ekonomik ve sosyal durumu gözönünde bulundurulmalıdır. Yine yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre manevi tazminat cezalandırma ya da zenginleşme aracı değildir. Bu ilkeler gözetilerek davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 01.06.2018 tarihli raporda; davacının haksız olarak tutuklu kaldığı süre içinde çalışamamış olması sonucunda uğradığı zararın 1.778,48 TL olduğu belirtilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda 4 günlük gözaltı süresi dikkate alınmadığından, mahkemece bilirkişinin belirlediği günlük bedel üzerinden 4 günlük gözaltı süresi de eklenerek toplam 2.021,76 TL maddi tazminat hesaplanmıştır.

Davacının 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen ve silahlı terör örgütü FETÖ/PDY örgütü tarafından gerçekleştirildiği açık olan darbeye teşebbüs olayından sonra böylesine bir suçla suçlanan kişinin yakın çevresinde ve toplum içinde düştüğü zor durum ve sosyal baskı ile ruhsal acı dikkate alındığında böyle ağır bir suçlamayla gözaltına alınıp, tutuklanıp sonradan beraat etmiş olması karşısında manevi tazminat talebi hakkında karar verilirken suçlamanın ağırlığı da dikkate alınarak haksız olarak tutuklu kaldığı süreler için 5.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2012/25517 Esas, 2012/23185 Karar sayılı kararında da hükmedildiği üzere davanın kısmen kabulü sebebiyle davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince hükmedilen maddi tazminatın 2.554,20 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan ...

4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/189 Esas, 2017/148 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 24.11.2016-20.12.2016 tarihleri arasında 26 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 26.10.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.11.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

1.Avukatlık Ücretinin Maddi Tazminat Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Davacının Maddi Zararının Yalnızca Gözaltı ve Tutuklama Dönemine İlişkin Olmayıp, İşini Kaybettikten Sonraki Maddi Zararların Da Ödenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının tutuklama koruma tedbiri bittikten sonra 10.01.2017 tarihinde işten çıktığı anlaşılmakla, Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen evraka göre son olarak aldığı net maaş ve her ay aldığı prim miktarı üzerinden hesaplama yapılarak gelir kaybının maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/189 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog