Esas No
E. 2021/17454
Karar No
K. 2023/2764
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/17454 E.  ,  2023/2764 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/122 E., 2016/81 K.
SUÇ: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ: 22.02.2015-02.03.2015
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gürün Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/122 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ... 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 25 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.03.2021 tarihli ve 2016/280623 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; tarafına askerlikle ilgili hiçbir tebligat ve belge gelmeden hakkında dava açılıp gıyabında ceza verildiğine, suç tarihinde cezaevinde olması sebebiyle askere gidemediği için verilen cezanın haksız olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Gürün Kaymakamlığının 02.10.2014 tarihli kararı ile hakkında 3.704,00 TL kesinleşmiş idarî para cezası bulunan sanığın 22.02.2015-02.03.2015 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, Mahkemece ise sanığın 22.02.2015-02.03.2015 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği belirtilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmasında, denetimli serbestliği yanmasın diye askerlik şubesine başvurmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.

3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Gürün Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 02.10.2014 tarihli ve 1636 Esas, 47 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.

4.İdarî yaptırım kararının 13.12.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.

5.Sanığın 02.03.2015 tarihinde yapılan uygulama esnasında yakalanmasına dair yakalama tutanağı dosya arasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE

1.Sanığın aşağıda belirtilen hususların dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

2.Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın duruşmalardan bağışık tutulma talebinde bulunmaması karşısında, hükmün verildiği 07.04.2016 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulunması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

3.1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir.

Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı kabahatinden verilen Gürün Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 02.10.2014 tarihli ve 1636 Esas, 47 Karar sayılı idarî yaptırım kararı 13.12.2014 tarihinde sanığın MERNİS adresinde aynı konutta oturan babası Abidin Küçük'e tebliğ edilmiş ise de UYAP kayıtlarında yapılan sorgulamada tebligat tarihinde hükümlü olarak Kırkağaç K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu anlaşılan sanığa, idari yaptırım kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28 ... maddesi hükümleri uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 22.02.2015-02.03.2015 yerine 22.02.2015 şeklinde gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

5.Sanığın eylemi 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine uyan yoklama kaçağı suçunu oluşturmasına ve gerekçe içeriğinde de sanığın yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilmesine rağmen kısa kararda ve hükümde suç vasfının bakaya olarak gösterilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gürün Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/122 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog