2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2012/9570 E. , 2012/18466 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2009/289846
MAHKEMESİ : Şırnak Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/06/2009
NUMARASI : 2009/129 (E) ve 2009/203 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklar M.. K.., K.. G.., A.. İ.., S.. E.. hakkında duruşmaların kapalı yapılması ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeden, hükmün verildiği son duruşma ile önceki tüm duruşmaların açık olarak yapılması, giderilme olanağı bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış,
Hükümde adli emanetin 2009/24 sırasında kayıtlı eşyanın sahibine iadesine karar verildiğinin, ayrıca suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, “suçun işleniş şekli göz önüne alınarak” hapis cezasının tercih edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece gösterilen gerekçe yasal ve yeterli olduğundan tebliğnamedeki bu konulara ilişkin bozma düşüncelerine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I-İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; suça sürüklenen çocuklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5271 sayılı CMK’nın 170.maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, ek iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, dava konusu dışına çıkılarak, 5271 sayılı CMK’nın 225/1.maddesine aykırı bir şekilde sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi, II- Kabul ve uygulamaya göre de;
1.-5237 sayılı TCK'nın 50/3.maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum olmayan, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuklar M.. K.. ve K.. G.. hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından, suça sürüklenen çocuklar A.. İ.. ve S.. E.. hakkında ise konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından verilen bir yıldan az süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2.-5271 sayılı CMK’nın 253/3.maddesinde 20.06.2009 tarihinde 5918 sayılı Kanun’un 8.maddesi ile değişiklik yapılmadan önce hırsızlıkla birlikte işlenen konut dokunulmazlığını bozma suçunun da uzlaşma hükümleri kapsamında kaldığı gözetilip, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3.Erteleme konusunda karar verilirken suça sürüklenen çocukların ilgili her bir eylemi nedeniyle ve her sanık hakkında bağımsız biçimde değerlendirme yapılarak, denetime olanak sağlayacak ve infazda kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, yazılı biçimde toplu uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232.maddesine aykırı davranılması,
4.Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuklar A.. İ.. ve S.. E.. hakkında işledikleri iddia olunan konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek durumda olup olmadıklarına, bu fillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin bulunup bulunmadıklarına dair raporlarının alınmaması,
5.- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde suça sürüklenen çocuklar M.. K.., K.. G.., A.. İ.., S.. E..’e yüklenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan doğan maddi bir zararın bulunmadığı gibi yakınanın da zararının tazmini yönünde bir talebinin olmadığı, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetleri olmayan, hükmolunan cezaların tür ve süreleri itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumlarının bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklar M.. K.., K.. G.., A.. İ.., S.. E..’in, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklar mağdurların zararını karşılamadıklarından objektif şartlar gerçekleşmemiştir”biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
6.-5237 sayılı TCK’nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Kanun Koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan belirlenen cezalardan indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar M. A.ve K.müdafii Av.C.T.ile suça sürüklenen çocuklar A. ve S.müdafii Av.M.G.temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.