2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2012/11315 E. , 2013/5631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin aynı Kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
A-30.03.2007 tarihli yakalama tutanağında suça sürüklenen çocuğun vatandaşlar tarafından yakalanmış olduğu yazılı olup tutanak içeriğinden ve suça sürüklenen çocuğun beyanlarından kesintisiz takip sonucu yakalanıp yakalanmadığının anlaşılamaması karşısında; tutanak tanıkları dinlenip suça sürüklenen çocuğun kesintisiz takip sonucu yakalanıp yakalanmadığı, eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlendikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi, belirlenememesi halinde suça sürüklenen çocuk lehine hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, B-Kabule göre de;
1.Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydının bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 51/1-a bendine göre belirlenen cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim nedeninin uygulandığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında ertelemeye yer olmadığına karar verilirken, aynı yasanın 51/1-b bendinde belirtilen “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “Sanığın suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememizde kanaat oluşmadığı gibi müştekinin zararını da karşılamadığı anlaşıldığından verilen hapis cezasının ertelenmesine taktiren yer olmadığına” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen hapis cezasının aynı yasanın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı, suça sürüklenen çocuğun kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin de bulunmadığı ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim nedeninin uygulandığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Müştekinin zararının karşılanmamış olması nedeni ile sanığa verilen cezalarda 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin uygulanmasına yasal olarak yer olmadığına,” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.